PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hayatın ucundan tutmayın



Haylaz
23-10-06, 00:50
6 yıllık arkadaşlıktan sonra birbirlerini severek evlenmişlerdi.7 yıldır evliydiler.2 yaşındaki kızlarıyla çok mutluydular.

Kadın mutluluk rolü oynuyordu.Yaşadığı hayat onu boğuyordu.Mimardı ama 3 yıldır evde oturuyordu.Eşi bir dediğini iki etmiyordu.Mutlu olması için gerekli her şeye sahipken o mutsuzdu.Yağmurlu bir günde bilgisayarın başına oturdu.Chat yapmaya başladı.Zaman daha kolay akıyordu onun için.Birgün bir mesaj geldi.Mesajda “Hayatın ucundan tutmayın,tam boğazına sarılın” diyordu.Hayatın ellerinden kayıp gitmesine nasılda kolay izin verdiğini düşündü birden,ve Altan’la o gün tanıştılar.Altan da onun gibi evli ve bir çocuk babasıydı.Artık hep Altan’la uyuyor,Altan’la uyanıyordu.Hiç tanımadığı bu adamı bir dakika bile aklından çıkartamıyordu.Aşık olmuştu.Bu yanlıştı biliyordu.Üstelik kocasına da sadakatle bağlıydı.

Altan bir kart göndermişti ona. “Yarın Sevgililer Günü.Seni 13:30 da Yakamozda bekleyeceğim” diyordu.Kadın gözlerinden akan yaşlarla Altan’a son mesajını yazdı. “Seni sevmedim diyemem ama 13 yılın verdiği bu aşkı bitiremem.Aradığımız bir heyecandı.Artık gördüğümüz rüyayı bitirelim.Her şey çok güzeldi ama her güzel şey gibi bitti.”

Bütün gece uyumadı.”Sevgililer gününü evde geçirelim” dedi eşine.Ama eşi ısrarla dışarı çıkmak istiyordu, gidip giyindi.Yol boyunca pek konuşmadılar.Zaten son 3 aydır çok az konuşuyorlardı.Deniz kenarında bir restorana oturdular.Eşi karısına “Sevgililerin en güzeli” diyerek bir kutu uzattı.Kadın çok şaşırdı.Eşi uzun zamandır özel günlerini bile hatırlamazdı.Kutudan bir yüzük çıktı.Tam o sırada garson kadına bir demet gül uzattı.Güllerin arasındaki kartta şöyle yazıyordu.”Boğazına yapıştığımız bu hayatı sonuna kadar birlikte geçirelim.Seni Yakamoz’a getiremedim ama 13 yıl sonra tekrar kendime aşık ettim.”

KaRDeLeN
23-10-06, 00:55
valla süper tüylerim tiken tiken oldu...

incitanem
23-10-06, 02:24
tek kelimeyle süper bi hikaye paylaşımın için saol memetcim:):)

Geniouss
23-10-06, 08:59
Harika bir yazı..

SuLTaN
27-10-06, 16:01
:(:(:( cok güsel

Simsiyah
27-10-06, 16:38
Ellerine sağlık çok güzeldi

KaRDeLeN
18-04-07, 15:16
MXghh8gKVwY

oguz
19-04-07, 14:53
harika bi hikaye herkes böyle aşk yaşamalı bence

buket_17
25-05-07, 04:15
hmm.. ilginc.. daha once izlemistim... bir erkek neden bole birsey yapsin.. biLemiorum sacma geLDi...

GöKYüZü
01-12-08, 10:32
Çok güzel bir hikayeyedi:oke::oke:

MasaL
01-12-08, 10:48
süperdi sağol:claps:

bu arada diyemeden edemiyecem ben bu yazıyı okuyoken aşağıdaki reklemı yiğenim görmüş kız çikolatayı uzatıyo bu yavrumda elini uzatıyoki alsın :gulkiz: haylaz kuzumu heveslendirdin ona çikolata al :gulkiz:

herzen
16-12-08, 21:28
süper bişiy tekrar tekrar aynı kişiye aşık olmakkkk

LoRaSiMa
07-11-09, 11:16
Birbirlerini severek evlenmişlerdi. Altı yıllık birliktelikleri evlilikle noktalanmıştı. Yedi yıldır da evli idiler iki yaşındaki küçük Ceren’leri ile mutlu idiler...

Aslında kadın mutluluk rolü oynuyordu. Yaşadığı hayat onu boğuyordu sanki içinde saatli bir bomba vardı bir patlasa herkesi yakacaktı. Mutsuzdu ama nedenini bir türlü bilemiyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre
çalışmış ama kocasının farklı yerlere çıkan tayinleri yüzünden bir türlü sürekli bir işi olamamıştı. Mimardı ama 3 yıldır evde oturuyordu evde gecen her boş gününü hayatından koparılmış boş bir sayfa olarak görüyor ve hiç bir şey onu mutlu edemiyordu.. Kocası derseniz bir dediğini iki etmiyordu hayattan isteyebileceği her şey onunken mutlu olması için gerekli her şeye sahipken o mutsuzdu..

Yağmurlu boğucu bir günde elinden okuduğu kitabı bıraktı gidip bir kahve
yaptı sonra gözü kocasının sadece iş için kullandığı bilgisayara erişti gecen gün gazetede okuduğu yazıyı hatırladı: ''internette chat!!''

Yalnızdı.. yeni taşındıkları bu şehirde üniversiteden bir dost dışında kimseyi tanımıyorlardı.. belki internet sayesinde bir kaç dost edinebilirdi.. bilgisayarın başına oturdu. kahvesini ağır ağır
yudumlarken internette gezinmeye başladı.. arada havadan sudan sohbetler de
yapıyordu chat odalarında chat yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark edemiyordu..

Sonra bir gün gelen bir mesajı açtı. Mesaj da: “Hayatin ucundan tutmayın
tam boğazına yapışın” yazıyordu..
Dondu kaldı kadın. Hayatın ucundan ne kadar isteksiz ve kuvvetsiz ve
ellerinden kayıp gitmesine ne kadar kolay izin verilecek şekilde tuttuğunu o gün fark etti. Hayatın ümüğüne sarılacak gücü yoktu ki..

Altan’la o gün tanıştılar. Altan da onun gibi evli ve bir kız babası idi. Birbirlerine hiç yalan söylemeyeceklerine söz verdiler.

Kadın Altan’la konuşurken dünyayı unutuyor Altan’la uyuyor Altan’la uyanıyordu hiç tanımadığı bu adamı bir
dakika bile aklından çıkaramıyordu.
Bir adam nasıl bu kadar zarif olabilirdi? Bilgisayarını her açışında bir demet kırmızı gül buluyordu yollanmış ve güller arasında bir kart: “Günaydın!! Senin için mutlu bir gün olsun güneş bugün senin için doğsun” Altan ne yaş gününü unutuyordu ne yılbaşında kart atmayı zaten her sabah değişik bir kart görme coşkusu ile koşuyordu bilgisayarına kadın artık Altan soluyor Altan yudumluyordu. Yüzünü hiç görmediği bu adama delice aşık olmuştu.

Ne yapıyordu kadın? Medcezir gibi ne yaptığını sorgulayan duygularla bir
gelip bir gidiyordu. Altan evli idi kadın da.. Birer çocukları vardı. Üstelik kadın büyük bir aşkla olmasa da büyük bir sadakatle kocasını seviyordu.

İki kişiyi sevebiliyormuş insan demek birbirine benzer ama bir o kadar
farklı duygularla demek diye geçirdi içinden.. Sonra toparladı kendini. Açmamalıydı artık bilgisayarını bu şekilde noktalamalıydı bu aşkı.

Aldığı kararı açıklamak için oturdu bilgisayarın önüne hoşça kal diyecekti.. Bu peri masalı bitmeli yoksa biz biteceğiz diye başlayacaktı söze.

Altan gene bir demet kırmızı gül yollamıştı. Üzerine “Yarın sevgililer günü seni yakamozda bir demet gerçek gülle bekleyeceğim saat 13.30 da sevgilim” yazmıştı..
Kadın yine dondu. Kaç zaman boş gözlerle ekrana baktı kim bilir? Sonra yazmaya başladı. gözlerinden akan yaşlar sel olmuştu.
Sevgili Altan yarın ne yakamozda olacağım ne de senin güllerini alacağım. Biz yıllar önce yaptığımız seçimleri yaşıyoruz. Seni sevmedim diyemem ama 13 yılımı verdiğim bu aşkı da bitiremem. Aradığımız bir heyecandı. Bunu aşk adı altında yaşadık. Artık uyuduğumuz rüyadan kalkalım. Her şey çok güzeldi ama her güzel şey gibi bitti. Hoşça kal. Gitmeden önce söz veriyorum.. ucundan tutmayacağım hayatın tam boğazına sarılacağım.. Hoşça kal Canım!
Bütün gece uyumadı kadın. Kocası bu garipliği fark ediyordu. Sevgililer gününü evde geçirelim demişti kocasına ama kocası ısrarla dışarı çıkmak istiyordu.
Direnecek gücü yoktu kadını gidip giyindi. Kızlarını bir arkadaşlarına
bırakıp yemeğe çıktılar. Yol boyunca pek konuşmadılar zaten son 3 aydır çok az konuşuyorlardı. Altan'la tanışalı 3 ay olmuştu.

Deniz kenarında bir balık restouranına oturdular yemeklerini ısmarladılar. Çaylarını yudumlarlarken adam:
“sevgililerin en güzeline” diyerek bir küçük kutu uzattı.
Kadın çok şaşırmıştı kocası uzun zamandır hediye almayı bırak özel günleri bile hatırlamıyordu çünkü.. kutunun içinden çıkan yüzüğü parmağına geçirirken gözleri doldu kadının..
Tam o sırada garsonun uzattığı bir demet kırmızı gülle irkildi. Güllerin arasındaki kartta “Boğazına yapıştığımız bu hayatı sonuna kadar birlikte geçirelim seni yakamoza getiremedim ama 13 yıl sonra tekrar kendime aşık ettim sevgilim''

Kocan Turgay(Altan) yazıyordu..
Kadın artık gözünden süzülen yaşlara engel olamıyordu bu sefer hüzünden
değil mutluluktan ağlıyordu.. 13 yıl sonra kocasına tekrar aşık olmuştu..
Sevgiyi lütfen uzaklarda aramayın...

alinti