PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ünLü filozofların ilqinç öLümLeri



EyZüN
17-02-09, 21:53
EMPEDOKLES'in ölümü hakkında iki görüş vardır. Birine göre kırık bir bacak nedeniyle öldü, diğerine göre bir tanrı olduğunu kanıtlamak için Etne yanardağının kraterine atladı. Bunun nasıl bir kanıt oluşturacağı ise kayıtlı değil.


HERAKLİTUS, insanlardan nefret ettiği için dağ başına kaçtı ve burada ot ve sebzeyle beslenmekten vücudu su topladı. Doktorlar bu durumun tedavi edilemez olduğunu söyleyince kendi tedavisini kendisi yapmya kalkışıp bütün vücudunu baştan aşağı gübreyle kapladı ve açık havaya çıktı (belki de kimsenin onu evine alamayacağı için). Tarihçi Diogenes Laertius'a göre, "üzerindeki gübreyi temizleyemedi ve böyle tanınmaz halde köpekler tarafından parçalandı". Köpekler tanısaydı belki de yapmazlardı.


Bir Atina hapishanesinde baldıran zehirinden ölen SOKRATES'ten bahsetmeye gerek yok çünkü herkes bilir bunu, ama eğer biri size bundan bahsedecek kadar talihsizseniz o zaman Plato'nun Paedo adlı yapıtında tanımladığı Sokrates'in ölümü ile baldıranın bilinen etkileri arasında bariz bir tutarsızlık kaydettiğinizi söyleyin: yani biri yalan söylüyor.


PYTHAGORAS kendi aşırı vejeteryanizminin kurbanıydı. Tatminsiz bir kaç müşterisinin kovalamasıyla bir fasulye tarlasına geldi, fasulyeleri ezip kaçacak yerde, durduğu noktada kaldı ve öldürüldü.


STOWACI CRINIS (Stoacılık, dünya olaylarına karşı kayıtsızlık ve ağırbaşlılık sergilemesiyle belirlenir) bir farenin çığlığından korkarak öldü. Stoacı felsefe bunun üzerine hiç gitmedi.


Diğer yandan STOACI CHRYSIPPUS kendi korkunç şakalarından birine gülerken öldü. Hikayeye göre yaşlı bir kadının eşeği filozofun elbiselerini yemiş, filozof da kadına şarap verip, "Bari bir yudum şarap ver de elbiseleri yıkasın," demiş. Chrysippus bunu anlatmış, sonra gülmekten katılıp yere düşmüş. Sonra ölmüş. Böyle bir mizah duygusu karşısında 700 kitabından hiçbirinin kalmamış olmasının iyi bir şey olduğunu düşünmek affedilir bir suç sayılır.


DIYOJEN'in üç yoldan biriyle ölmüş olması gerekir.

1.) Nefes almaya tenezzül etmeyerek.
2.) Çiğ ahtopot yemekten ciddi hazımsızlık.
3.) Köpekleri arasında çiğ ahtopot bölüştürürken ayağından ısırılmaktan.


Antik dönemden sonra felsefi ölümlerin kalitesi önemli oranda düşüyor, Ama AQUINAS'ın, kendinden önce Epicurus'un da öldüğü gibi, lavaboda öldüğünü söylemek belki iyi olur.


FRANCIS BACON bir tavuğu karda dondurmaya çalışırken yakalandığı zatürreden öldü. Belki de şimdiye kadar, yiyip ölmek karşısında, uygun yiyecek ararken ölen tek adam.


Ve son olarak sabahları çok erken kalkmaktan ölen DESCARTES'ın talihsizliği. İsveç kraliçesi Christina'nın sarayına davet alınma şerefine erişti, kraliçenin günlük eğitim istediğini dehşetle öğrendi, ancak kraliçenin tek boş vakti sabah 5'ti... Zorlanmak öldürdü onu.

emir
17-02-09, 22:04
Sokrates işi kafamı karıştırdı, koca platon bu konuda nie yalan söylesinki???

EyZüN
24-02-09, 13:48
sokrates antik yunan çaqında qençlerin düşüncelerini zehirlediqi için ölüm cezasına saptırılmıstırr. bunuda baldıran zehri ile olduqu söylenir ancak sokrates kendi ölümü seçmiştir yasalara sayqılı olduqu için ortada yalan yok yanii

felsefe hocamızdan öqrendim umarım anlatabiilmişimdir

Z£YN£P
24-02-09, 13:55
kendileri gibi ölümleride ilginç adamların :)

lastexile
24-02-09, 15:27
öldülere noldu bunların yüzünden kafamız şişiyo şimdi:S

Rüzgar !
24-02-09, 16:11
ilk baştaki süperr:D yanardağa atlamış zavalllıııım :kopar:

Le mans
24-02-09, 16:19
STOWACI CRINIS (Stoacılık, dünya olaylarına karşı kayıtsızlık ve ağırbaşlılık sergilemesiyle belirlenir) bir farenin çığlığından korkarak öldü. Stoacı felsefe bunun üzerine hiç gitmedi.

kayahanın şarkısı geldi aklıma ....''Bir aslan miyav dedi...minik fare kükredi '':)
galiba bu farelerden biri denk gelmiş :p

emir
26-02-09, 19:28
sokrates antik yunan çaqında qençlerin düşüncelerini zehirlediqi için ölüm cezasına saptırılmıstırr. bunuda baldıran zehri ile olduqu söylenir ancak sokrates kendi ölümü seçmiştir yasalara sayqılı olduqu için ortada yalan yok yanii

felsefe hocamızdan öqrendim umarım anlatabiilmişimdir



iyide, platon sokratesin savunmasında onun baldıran zehiri içerek öldüğünü yazıyor...
sen baldıran içeek ölse başka türlü olurdu, belirtileri farklı demişsin...

EyZüN
26-02-09, 19:40
demek istediqim baldıran zehrinden kurtulma sansı vardı ancak kendi yasalara sayqılı old. için
ölmüş birazda
dipnot: bnce bosver emir zaten ölmüş adamlar (:



SOKRATES’İN YARGILANMASI VE ÖLÜMÜ
Sokrates, İ.Ö. 399 yılında devlet tanrılarına sadakatsizlik ve gençleri zararlı yollara sürüklemek suçu ile suçlandırılarak mahkeme karşısına getirildi. Sokrates’ in yargılanması ve müdafaası hakkındaki bilgileri Ksenophon’ un kısa eseri ve Eflatun’ un eserinden öğreniyoruz. Ksenophon yargılama esnasında Atina’da sürgünde bulunuyordu bu eseri duyduklarına dayanarak oluşturduğu sanılmaktadır, Eflatun ise Sokrates’in mahkemede söylediklerini eserinde kendi kalemiyle ölümsüzleştirmiştir.
Sokrates’ in müdafaası, önce aleyhine yapılan suçlamaların mahiyetini, kendisini suçlayanların kimler olduğunu anlatmayla başlar. Sokrates kendisini suçlayanların iki çeşit olduğunu söyler: biri yıllardan beri kendi aleyhine dedikodular ve propagandalar yapanlar, diğeri ise şimdi kendisini devletin tanrılarına inanmamakla ve gençleri yanlış yollara sürüklemekle suçlayan Anytos, Melotos ve arkadaşlarıdır. Birinciler yıllardan beri durmadan Sokrates aleyhine çeşitli yalanlar yayarak herkesin kulağını doldurmuşlardır. Kendisini yeraltında ve gökyüzünde olup biten şeylere karışmakla, eğriyi doğru gibi göstermekle ve bunları başkalarına para karşılığında öğretmekle suçlamışlardır. Sokrates öteden beri kendisine yöneltilen bu iftiraları birer birer ele alarak çürütür. Bundan sonra kendisini mahkemeye getiren Melotos’u sorguya çeker ve bu iddialarının birbirini tutmaz saçmalıklar olduğunu gösterir.
Sokrates bundan sonra üstüne aldığı filozofluk ödevini yapmaktan niçin yılmadığını ve bundan sonra da yılmadan buna devam etmekten niçin vazgeçmeyeceğini anlatır. Bundan sonra yargıçlar sanığın suçlu olup olmadığını kararlaştırmak üzere çekilirler. İki yüz seksen kişiden mürekkep olduğu sanılan jüri veya yargıç heyetinin hepsi oybirliği ile karar verememişlerdi.Küçük bir farkla karara varılmıştır: ölüm. Sokrates verilen idam kararını da soğukkanlılıkla karşılar ve son nutkunu verir. Hayatından asla pişman olmadığını anlatır, ölümden korkmadığını ve ölümün kendisi için bir felaket olmadığını öteki dünyanın belki bir saadet olacağını anlatır.
Hikayenin bundan sonrasını Eflatun Phaidon’ da anlatıyor. “İdam, Delos’a elçilerin gönderilmesi dolayısıyla otuz gün geri bırakılmıştı.Sokrates bu müddet içerisinde arkadaşlarıyla eskisi gibi görüşüyor tartışmalar yapıyordu. Dostları kaçması için tüm tedbirleri almışlardı; fakat o devletin kanunlarına uymak gerektiğini ileri sürerek reddetti…Son gün akşama kadar sakin bir fikir havası içinde geçti..Vakti geldiğinde Kriton yanında bulunan kölesine işaret etti.Köle dışarı çıktı ve birazdan zehri verecek olanla içeri girdi. Zehri veren ne yapması gerektiğini söyledi. Kadehi eline alır almaz irkilmeden, tiksinmeden son damlasına kadar içti. Bacakları ağırlaşıncaya kadar dolaştı, sonra adamın dediği gibi arkası üzeri uzanıp yattı.Zehri veren adam eliyle ayaklarını ve bacaklarını birkaç defa yokladı. Vücudu soğumuş ve katılaşmıştı. Sokrates hissetmiyordu. Karından aşağısı çoktan soğumuştu ki Sokrates örttüğü yüzünü açtı ve şu son sözleri söyledi: “Kriton, Askulepios’ a bir horoz borçluyum, borcumu ödemeyi unutmazsın değil mi?” dedi. Kriton: “Peki öderim, başka bir diyeceğin yok mu?” dedi; fakat yanıt gelmedi.Biraz sonra bir kıpırdanma ve silkinme oldu…Kriton ağzını ve gözlerini kapadı…
İşte…şimdiye kadar tanıdığımız insanların en iyisi, en bilgini ve en doğrusu diyebileceğimiz dostumuzun sonu böyle oldu…”



SOKRATES’ İN BÜYÜKLÜĞÜ

Sokrates Yunanlılar arasında ahlak felsefesinin ilk ve gerçek kurucusu idi. Onun sağlığında zaten büyük olan etkisini yargılanması, müdafaası, hapisliği ve ölümü esnasındaki dramatik olaylar büsbütün artırmıştı.Ölümünden sonra gelen bütün eski çağ yazarları Sokrates’ i daima büyük bir hayranlık ve saygı ile anmışlardır. Bu da gösteriyor ki onun mahkumiyetine sebep olan iftira ve propagandalar uzun müddet yaşayamamıştır. Kendisinin de dediği gibi Atinalılar onu mahkum etmekle gerçekte ancak kendilerini mahkum etmişlerdir.
Sokrates için yapılan tasvirlerden anlıyoruz ki o ölçülü, fedakar, kendine hakim olan, yurdunu seven, prensiplerine bağlı dostları için güvenilir bir öğütçü, neşeli ve şakacı bir arkadaş; fakat aynı zamanda ciddi ve derin bir insan ve hepsinin üstünde yorulmak bilmez bir öğreticidir. Sokrates, bütün büyüklüklerine ve üzünlüklerine rağmen sade, mütevazi, iddiasız ve insanları küçülten bütün büyük ve küçük hırslardan uzak bir insan olarak tarihe geçmiştir.

LaDeSa
01-03-09, 08:58
yazık adamlara hayatları rezildi, kendileride rezil sayılır, ölümleride rezil olmuş.

Ali Munzur
01-03-09, 09:42
anormal hayatları anormal ölümlerle son bulmuş.

emir
02-03-09, 18:00
demek istediqim baldıran zehrinden kurtulma sansı vardı ancak kendi yasalara sayqılı old. için
ölmüş birazda
dipnot: bnce bosver emir zaten ölmüş adamlar (:

o zaman başka... Bu konuda haklıın...
ama sokratesin ölümü dünya tarihindeki diğer çlümlere benzemez.
o, özgür düşünce adına canını veren ilk özgürlük savaşçısıdır gözümde:D

LaDeSa
04-03-09, 07:47
demek istediqim baldıran zehrinden kurtulma sansı vardı ancak kendi yasalara sayqılı old. için
ölmüş birazda
dipnot: bnce bosver emir zaten ölmüş adamlar (:

o zaman başka... Bu konuda haklıın...
ama sokratesin ölümü dünya tarihindeki diğer çlümlere benzemez.
o, özgür düşünce adına canını veren ilk özgürlük savaşçısıdır gözümde:D

özgür düşünce için ilk ölenin sokrates olduğunu hiç zannetmiyorum.

emir
04-03-09, 16:14
bilinen dedim zaten;)

LaDeSa
21-03-09, 19:20
bilinen dedim zaten;)


"bilinen" yazısını göremedim

emir
23-03-09, 19:59
sen körsen ben ne yapıyım kardeşim:ÇD:D::D:D:D