PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Oscar'dan önce ödülü siz verin



KöLe
08-02-09, 21:50
Sinema dünyasının en görkemli gecesi kabul edilen Oscar ödül töreni, 22 Şubat'ta 81. kez gerçekleştirilecek. Amerikan Film Akademisi tarafından verilen ödüller için ilk tören 1929'un 16 Mayıs'ında Hollywood'daki Hotel Roosevelt'te bir akşam yemeği eşliğinde yapılmış.

O yıldan bu yana giderek artan popülaritesiyle, günümüzde artık sinemayla ilgili herkesin sonuçlarını merakla beklediği bir etkinlik haline geldi.

Filmleri ödül gecesinden önce izleyip, onlar hakkında fikir sahibi olmak; hatta hangi filmin hangi dalda ödül alacağına dair yapılan kulislere katılmak da mümkün tabii ki. Ancak bunun için acele etmek gerekebilir! Sinemalara gelen filmlerin yanı sıra 12-22 Şubat arasında düzenlenecek olan 8. AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali'nde (!f İstanbul) Oscar'a aday filmler gösterilecek.

Bir ay öncesinden açıklanan adayları ödüller verilmeden seyretmek ve onları değerlendirmek için önümüzdeki iki hafta bulunmaz bir fırsat. Zira 'en iyi oyuncu' adaylarının yer aldığı iki film geçtiğimiz hafta cuma günü gösterime girdi bile. Yıllar geçtikçe sinemada 'derviş' mertebesine yükselen Clint Eastwood'un yönettiği 'Sahtekâr' (Changeling), kadın oyuncu dalının en güçlü adaylarından. Ülkemizde gösterime girmeyen 'Girl, Interrupted' filmindeki yardımcı rolle ilk Oscar'ını alan Angelina Jolie, ikinci Oscar'ına yaklaşmış gibi. Sahtekâr, sanat ve görüntü yönetimi dallarında da ödüle aday.

İsrail'in Akademi'yle 'vals'i

30 Ocak'ta gösterime giren Frost/Nixon, 5 adaylıkla Oscar'ın gözdelerinden. Akıl Oyunları'nda hem yapımcı hem yönetmen olarak Akademi'den iki ödül alan Ron Howard, bir kez daha sahnede. Kurgu, yönetmen, senaryo, film dallarında da aday olan filmin en güçlü olduğu adaylık, Frank Langella'nın muhteşem sayılabilecek oyunuyla En İyi Erkek Oyuncu dalında olacak görünüyor.

Cuma gösterime giren üç film de bu yılın en güçlü Oscar adayları arasında. 13 dalda aday olan 'Benjamin Button'un Tuhaf Hikâyesi', Brad Pitt'i 12 Maymun'dan sonra tekrar Oscar'a yaklaştıran bir David Fincher filmi. 80 yaşında bir ihtiyarın yüzüne sahip bir şekilde doğan ve yıllar ilerledikçe gençleşen Benjamin Button'un hayatını ve trajedisini anlatan film, Akademi'nin sevdiği türden bir drama örneği.

Hıristiyan okulunda geçen 'Şüphe', belki de bu yılın en ilginç adaylıklarına sahip. Beş dalda ödüle aday olan filmin senaryo dışındaki dört adaylığı oyunculuk dalında. Kadın ve erkek olmak üzere başrol ve yardımcı roldeki dört oyuncunun da aday olması, filmin oyunculuklarının ne denli başarılı olduğu hakkında fikir vermeye yetiyor. Cuma gösterime giren Beşir'le Vals ise, bir animasyon olmasına rağmen yabancı dilde en iyi film dalının en güçlü adayı. Hatta dünya konjonktürü düşünülünce şimdiden ödülü almış sayılabilir. Hassas 'Akademi dengeleri' göz önüne alındığında İsrail'in 1982'de Lübnan'a yaptığı kanlı saldırıyı bir askerin gözünden anlatan İsrail yapımı film, sadece Üç Maymun'un değil, diğer dört filmin de önünde duruyor. Akademi, son Gazze saldırılarında yaşanan gelişmeleri 'temize çekmek' için İsrail'den çıkmış bu savaş karşıtı filme ödül verme fırsatını kaçırmayacak gibi görünüyor.

İkiz Kule nostaljisi

12 Şubat'ta başlayacak !f İstanbul'un programında ise Oscar'lık dört film var. Bu filmlerden Slumdog Millionaire (Milyoner Varoş Çocuğu) ve Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road) Oscar gecesinden bir hafta sonra 27 Şubat'ta ülkemizde gösterime girecek. 10 adaylıkla Benjamin Button'un Tuhaf Hikâyesi filminin gerisinde kalmış gibi gözükse de 'Milyoner Varoş Çocuğu', 'Benjamin Button'u sollayabilir! Yönetmen koltuğundaki Trainspotting ve 28 Gün Sonra filmlerinin yönetmeni Danny Boyle ile müziklerde imzası olan Hindistan'ın dünyadaki en önemli müzisyenlerinden A.R. Rahman başta olmak üzere film, kurgu, senaryo ve görsellikte iddialı görünüyor. Leonardo DiCaprio ve Kate Winslet'ı Titanik'ten 11 yıl sonra bir araya getiren Hayallerin Peşinde filmi kostüm, sanat yönetimi ve yardımcı erkek oyuncu dallarında Oscar'a aday.

!f İstanbul'un Oscar'lık misafirleri arasında Türkiye'deki gösterim tarihi belli olmayan iki film var. Mickey Rourke'u yıllar sonra beyazperdeye döndüren 'Güreşçi'nin yönetmeni (The Wrestler), Pi ve Bir Rüya İçin Ağıt filmlerinin yönetmeni Darren Aronofsky. Filmin iki Oscar adaylığı da oyunculuktan. 1993'te Kuzen Vinny filmiyle ödülü aldığında herkesi şaşırtan Marisa Tomei yardımcı kadın; ilk adaylığında da Mickey Rourke en iyi erkek oyuncu dalında ödüle aday. !f İstanbul'un Oscar adayı son filmi de Teldeki Adam (Man on Wire). James Marsh'ın yönettiği bu ilginç belgesel, 1974'te (o zamanlar ayakta olan) New York'taki İkiz Kuleler'in tepesinde bir tel üzerinde yürüyen Fransız Philippe Petit'nin bu sıra dışı olayı nasıl gerçekleştirdiğinin izini sürüyor.

Her biri Oscar'a aday olan bu filmleri izleyip 23 Şubat sabahı hangisinin ödülü hak ettiğine, hangisine haksızlık yapıldığına kendiniz karar vermek istiyorsanız önünüzde 15 gün var.

_Şahmeran_
10-09-09, 16:21
İzlediğim filmler hakkında ödülümü verebilirim (:

Sahtekar'ı izledim..

Öncelikle belirtmek isterim filmde çok bir çok sahnesinden etkilendim,onun dışında Angelina Jolie nin performasını ve şuanki sıfır beden hali ve çoçugu kayboldugunda bile dudagından eksik olmayan kırmızı ruju ile çok yapmacık ve eksik buldum...
Konusunu ele alırsak,Düşüncesi bile ürtütücü,bir gün eve geliyorsunuz çoçugunuz kayıp ve sokaklarda gezen bir seri katil tarafından kaçırılıp öldürülmüş,ve her gün çoçuklar kayboluyor kimse bulamıyor..Bulununcada kötü işlere bulaşmış LAPD çalışanlarını son derece gerçekçi konuyu örtbas ederek filmi biraz heyecanlandırıyorlar ve istedikleri an kanunları kullanarak yüksek mevkidekilerinin neler yapabilecegini çok iyi yansıtmış Clint Eastwood...


Frost/Nixonizleme fırsatı bullamadım o yüzden yorumsuz...


'Şüphe' İzlemek isteyip fırsat bulamadığım diğer bir film daha....Hazır hatırlamışken cdsini alıp izleyeyim her iki filminde..

Beşir'le Vals ismini duydum ama izlemedim..Kim bir anmasyonda siyasi içerikli bir filme girmek siter ki..Çoğunluğun çoçuk olduğunu düşünürsek eğer,hangi anne bana çoçuğunu bu filme girdirir ki? ben girdirmem...Son zamanlarda öyle güzel animasyonlar varken....

ve ve ve benim ödülümle birlikde bir çok ödülü kazanan ama Slumdog Millionaire Bu yılın en iyi filmi şeçilip bütün ödülleri toplayan film, benim için hayal kırıklığı oldu...
Ödülü kazanması filmdeki ele alınan konu ve ilk dklarda sorulan soruyla başlayıp,son dk daki yanıtı ile bitti.."İnsanda bu kadar mı şanş olur" dedirtecek türden Şans,tesadüf, aşk, para, suç, masumiyet, şiddet yok yoktu içeriginde olsada, globol ekonomik kriz dönemine uygun bir biçim verildiği için sükse yapıp ödüleri kapması, krizdeki fırsatı degerlendirerek ödülleri tek tek topladı..
Benim tüm puanım Benjamin Button'a
Benjamin Button kesinlikle daha iyiydi..

[i]Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi yorumum (:

Gencecik bir ruh + ihtiyar bir beden = Yeniden tanımlanan bir hayat...

Can Yücel'in "hayatı tersten yaşamak" yazısını okumuş olsa gere Eric Roth...
F. Scott Fiztgerald’ın kısa öyküsünden uyarlanan film ilk sahnesinden itibaren insanda derinden izler bırakacagı her kelimesi anlam yüklü replikleri iz bırakarak başlıyor film..

"Olaylar karşısında son derece kızabilirsin,küfredebilirsin,kadere lanet okuyabilirsin ama yolun sonuna geldiğinde her şeyi bırakmak zorundasın"...

Kör bir saat ustasısının tren istasyonu için yapmış oldugu saatin ters yönde işledigini herkesin kör oldugundan da etkisi altında kalarak saati yanlış yöne dogru gittigini söylemesi ve ustanın Zaman geri giderse belki askere sağ salim gönderdiği oğlunu ve diger ölenleri geri getirebilecegini söyleyerek öyle yaptıgını açıklaması ile koltugu bağlayacak ve 2,5 saat yerine kitleyerek film başlıyor..

Brad Pitt ve Cate Blanchett'in harika oyunculugu ve yapılan makyajla her yaşı çok güzel yansıtabilmeleri,"bebegi doğuran mı yoksa büyüten mi annedir" sözünü elbet büyütenin verdigi sevgi ile ifade edişi,o çirkin kimsenin dokunmaya korktugu bebegi Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.
anne olmadıgı halde bir anne şevkati ile bakıp büyütmesi anne olarak beni derinden etkiledi...

Kesinlikle ödülü hakeden-hakedecek olan bir film...
Can Yücel'in "hayatı tersten yaşamak" adlı yazısını okudugumda bu kadar etkilenmemiştim....
Hayatı tersten gelmeli diye soracak olursak,kesinlikle degil en güzeli normal yoldan gelmeli .. :)

KöLe
10-09-09, 22:04
Beşir'le Vals ismini duydum ama izlemedim..Kim bir anmasyonda siyasi içerikli bir filme girmek siter ki..

Ben izlerim. Önyargılı olma bu kadar bence...

Sonuçta siyasi bazı kesimleri rahatsız ettiği sürece nasıl olduğu önemli değil ne anlattığı önemlidir. Hele dünyanın en iyi sinema ödüllerine layık görüldüyse bence izlenilebilir..

_Şahmeran_
10-09-09, 22:08
Kaçırdığın bir şey var ama,animasynlar büyükler için değil genel küçükler için yayınlanır...
Her ne kadar ben hepsine girmekden hoşlansam da (:

Sen 5 yaşında bir çoçuğun olsa bu animasyona girdirir miydin peki?

Bir isteğim var...Yazı fondunu eklediğin konularda büyütmeden ekleyebilirsen daha iyi okuyabiliriz...

KöLe
10-09-09, 22:20
Kaçırdığın bir şey var ama,animasynlar büyükler için değil genel küçükler için yayınlanır...
Her ne kadar ben hepsine girmekden hoşlansam da (:

Sen 5 yaşında bir çoçuğun olsa bu animasyona girdirir miydin peki?

Bir isteğim var...Yazı fondunu eklediğin konularda büyütmeden ekleyebilirsen daha iyi okuyabiliriz...


Bunu bir hakaret olarak mı algılasam acaba...


Sence 5 yaşındaki bir çocuğu nasıl bir filime götüremeyeceğimi bilemeyecek kadar salakmıyım...:)

_Şahmeran_
10-09-09, 22:23
Neyi hakaret olarak algılayacaksın..
Yazı fondu için mi çoçukların gidebileceği film için mi (:İsrail'in 1982'de Lübnan'a yaptığı kanlı saldırıyı bir askerin gözünden anlatan bir animasyona 5 yaşındaki çocuğunu girdirirsin doğrumu?

KöLe
10-09-09, 22:26
Sen 5 yaşında bir çoçuğun olsa bu animasyona girdirir miydin peki?



Sormuşsun bana...

Sence öyle biri gibi gözüküyor muyum...dedim

_Şahmeran_
10-09-09, 22:38
Neden hakaret olarak algıladın ki...

öyle görünmediğin için sorma gereği duydumya..Halen soruyorum..İsrailin kanlı saldırılarını yaptığı bir filmi anlatan vahşet izletir miydin çoçuğunu,ama dürüstce yanıt ver...

KöLe
10-09-09, 22:40
Neden hakaret olarak algıladın ki...

öyle görünmediğin için sorma gereği duydumya..Halen soruyorum..İsrailin kanlı saldırılarını yaptığı bir filmi anlatan vahşet izletir miydin çoçuğunu,ama dürüstce yanıt ver...

Cevabını bildiğin sorular sorma lütfen..

Üzgünüm...

_Şahmeran_
10-09-09, 22:43
Seninle çoçukların gidip gidemeyeceği filmde hemfikir olamayacağımız kesin...

Şu an baba değilsin o yüzden böyle söyleyebilirsin,baba olduğunda götür ve çoçuğun psikolojisinin nasıl etkilendiğini gör..Ha diyorsun ki,gerçekleri bilmek onunda hakkı bir şey diyemem..
Saygılar....

Sassy
10-09-09, 22:58
peki Katrei matem ben sana sormak istiyorum.....

İsrailin kanlı saldırılarını yaptığı bir filmi anlatan vahşet çocuğuna izletecek kadar sinema bilgin var mı yok mu?

KöLe
10-09-09, 23:06
peki Katrei matem ben sana sormak istiyorum.....

İsrailin kanlı saldırılarını yaptığı bir filmi anlatan vahşet çocuğuna izletecek kadar sinema bilgin var mı yok mu?

İşte nasıl soracağını bilen birisi...:)

Tabiki var...Bir sinema sever girdiği filmin konusunu bilmeden izler mi?

_Şahmeran_
10-09-09, 23:07
Yorumsuz :S