PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çay takımları



!GİZ£MLi!
02-02-09, 15:56
Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.




Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.




Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.







1900 lü yıların başına ait WMF damgalı 5 parçadan oluşan nefis çay takımı.
Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.




Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.



Cam ve porselen özellikle işlemeli porselenler zenginliğin ihtişamın sinyali gibi görülürdü. Evin dışarıya açılan bütün kapılarında porselen fincanlar bulunurdu...19. yüzyılda hız kazanan Batılılaşma hareketinin etkilerini de dönemin Osmanlı cam ve porselenlerinde izliyoruz. Eskinin geleneksel atölyeleri yerine sultan ve devlet adamlarının himayesi altında kurulan modern imalathanelerde üretilen zarif eserlerin süslemelerinde geleneksel Türk desenleriyle birlikte Avrupai bir beğeninin yansımaları da dikkat çekiyor. Saray ve zengin kesim için yaratılan bir sanat eseri niteliğindeki bu cam ve porselen eşyalar, Avrupa'dan ithal edilen benzerleri için de bir rakip olmuştu. Osmanlı Sultanı III. Selim'in, bu nadide eserlerin üretilmesinde büyük bir katkısı var: 19. yüzyıl başlarında Mevlevi Mehmed Dede'yi İtalya'ya cam işçiliğinin sırlarını öğrenmeye yolladı. Mehmed Dede'nin İstanbul'a dönüşünde de İstanbul'un gözde semtleri, Paşabahçe, Beykoz, Çubuklu,İncirköy ve Boğaziçi'nin Anadolu yakasında kurulan cam imalathaneleri harıl harıl çalışmaya başlamıştı...*
Çocukluğumdan kalan anılar içerisinde zengin saray mutfağına dair hikayeler ve Gümüş kuşlu fincanlar önemli bir yer tutar. Evde Gümüş kuşlu fincanlar çıkarıldığında, bilirdim ki; siyah beyaz sohbetler renklenecek.




Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.
Selim İleri "Gelinlik
Kız" isimli öyküsünde çay vaktini anlatırken Gümüş Kuşlu fincanlara da değinir..
Çay vakti kızarmış küçük ekmeklere sürülü reçel ve tereyağıyla kahvaltı ediyoruz. Birden iştahım kapanırdı. İncilâ Abla'nın gözlerini aradım. Bakışlarımız birleştiğinde dinerdi midemin sinsi bulantısı. Bunca eski, yalın eşyanın ortasında çay fincanları harikulâdeydi. Bunlar porselendi. Kulplarıysa çaya eğilmiş, çatı yudumlamaya hazır gümüş kuşlardı... Çay içtikten sonra İncilâ Abla bize ut çalardı. "ek deveci develeri engine / Şimdi rağbet güzel ile zengine" diye bir Güney-Anadolu türküsü söylerdi. Nuhbe Hanım, bu türkü söylendiğinde İncilâ Abla'ya nedense dargın, küsmüş bakardı. Ya da bana öyle geliyordu. Çünkü akşamın karardığı saatlerde kapının gıcırdayarak sokaktan açılmayacağını bilmek, bende çözemediğim duyguların başlangıcı sayılır. Sözgelimi bize sunulan gümüş kuşlu fincanların kırıldığını duyardım. Kafesteki kanaryanın bir sabah öldüğünü. Bahçedeki camları boydan boya çatlak limonlukta sıkışmış arıları.
Çocukluğumda..Gümüş kuşlu fincanlar..Huzurlu sobetleri doldururdu. Ne zaman ki içlerinden biri kırıldı, sonrasında hep gürültülü konuşmalar oldu.








Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.




Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.

!GİZ£MLi!
02-02-09, 15:58
Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.

Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.


Linkleri sadece üyelerimiz görebilmektedir.

HaykomaNia *
02-02-09, 20:07
ohhh n güzeLLer çay oLsa içerdim :gulkiz::gulkiz:

MasaL
02-02-09, 20:22
tam çeyizlikler:kopar:

Boncuk!
21-05-09, 14:37
anneme dicem ceyizime bunlardanda koysun..:D

LoRaSiMa
21-05-09, 16:35
ilki çok hoşmuş:oke: dierleri pek kullanmalık dil vitrinlik gibi :)

donjun
21-05-09, 16:40
amann cay olsunda :D bardagı onemlı degıl