HaYaL
11-01-07, 19:46
Adaleti,cesareti ve devlet yönetimindeki hassasiyetiyle bilinen Hz. Ömer(ra),veİslamın insanlığa kazandırdığı örnek şahsiyetlerden biridir.O her fırsatta, Allah rızasına Onun elçisine layık olmaya çalışıyordu.
Efendimizin vefatından sonra da hayat tablosuna yeni renkler eklemekten geri durmayan hz ömer hakkında şu ibretli sahneyi İBN-İ ABBAS anlatıyor:"karanlık bir geceydi ;soğuk ve dondurucu bir kış gecesi.ayaz iliklerimize işliyordu.gecenin ilerleyen saatlerinde hz.ömer'le muhabbet etmek üzere evden çıktım.yolda yürürken hz ömer'le karşılaştım.bana sokularak."işin yoksa beraber yürüyelim?"diye teklifte bulunda.çok geçmeden ikimiz birlikte yola koyulduk.hz ömer tüm sokakları tek tek dolaşıyor,halkından herhangi birisinin,bir ızdırabının,bir sıkıntısının olup olmadığını öğrenmek istiyordu.derken şehrin dışında bir çadırın yanından geçiyorduk içeriden ağlayan çocuk sesleri geliyordu.biraz dinledikten sonra hz ömer müsaade isteyip selamla birlikte içeriye girdi.çadırın içi dağınıktı.çocukların gözleri ağlamaktan şişmişti.yaşlıca bir kadın ocağın başına oturmuş,ateşin üzerinde kaynayan tenceryi karıştırıyordu.hz ömer kendini tanıtmadan tatlı bir dille kadına sordu:
-valide bu yavrular niye böle durmadan ağlıyor?
-iki günden beri açlarda ondan!
-peki niye önlerine yemek koymuyorsun?
-sen şu ateşte kaynayanı yemek mi sandın;ne gezer!yavruları avutabilmek için taş koydum tencereye.
bu yavrular benim yetim ve öksüz torunlarımdır.oğlum,kocam ve kardeşlerim savaşta şehit düştü.evin geçimini temin edecek bir erkeğim yok.
-neden halife ömer'e başvurup durumunu anlatmıyorsun?
-dilerim ki ömer daha dünyada iken cezasını bulsun.ahirette de elim yakasından ayrılmasın.ben şu ihtiyar halimle günlerdir gece gündüz yetim avuturken o nasıl yatağında rahat uyuyabiliyor?bizler evvela allah'a sonra da ona emanetiz.gelip de benim halimi nasıl sormaz?müslümanların reisi olmayı kolaymı sanıyor?
hz.ömer daha fazla dayanamadı.bitkin bir sesle"valide haklısın,sen çocukları avut;ben hemen dönerim"diyerek yerinden doğruldu.ardından bende doğruldum.doğruca devlet hazinesine vardık.halife bir un çuvalı seçerekbir yana koydu.benim elimede bir yağ kabı tutuşturdu.vakit geçmeden koca un çuvalını sırtladı.hemen yanına sokuldum:
-aman ey müminlerin emiri! bari müsade verde çuvalı ben sırtıma alayım.
-hayır, ya ib-ni abbas! değil yorgunluktan yere yığılsam,ölsem bile bunu sana bırakmam.bu dünyada yüküne yardım etmek isteyecek dostlar bulunabilir,fakat her koyun kendi bacağından asılacağı ahiret gününde kimse kimsenin cezasını paylaşmayacaktır.halifelik vazifesi benim omuzuma yüklendiğine göre,idarem altındaki tek tek her ferdin huzur ve emniyetini düşünmek zorundayım.dicle kenarında otlayan bir koyunu kurt kapsa ilahi adalet onu ömerden sorar.
bu konuşmadan sonra hz.ömer le birlikte ihtiyar validenin çadırına vardık.halife ömer nefes nefese içeri girip çuvalı yere bıraktı.tencerede kaynamakta olan taşları boşalttı.yerine getirdiğimiz kaptan yağ koydu.sonra eriyen yağa,çuvaldan kendi eli ile un koyarak pişirmeye koyuldu.pişirdiği yemeği ayazda çabucak soğutarak yine kendi eli ile kurduğu sofraya koydu.günlerden beri kara yaslara gömülmüş olan çadırı bir anda sıcak bir sevincin ışıkları aydınlatmıştı.
bana yaklaşıp,gidelim artık diye işaret ettikten sonra kadına döndü;"valide... sen yarın erkenden halifelik makamına gel;beni orada bul da sana emekli ve yetim maaşı bağlatayım.şimdilik hoşçakal."dedikten sonra birlikte dışarı çıktığımızda gün ağarmıştı.
o gün kadın öğleye doğru haliffelik makamına geldi.kadın artık hz.ömeri tanımıştı ama şaşkınlıktan hiçbirşey söyleyemiyordu.halife ömer ,onu saygı ile karşılayıp oturttuktan sonra şöyle dedi:"valide!..bundan sonra hem kendi adına hem de şehit yavrusu öksüz torunlarının adına her ay emekli ve yetim maaşını alacaksın.bu da ilk maaşın."diyerek birgümüş kesesini kadına uzattı ve "Artık Ömer i affediyor ona ettiğin bedduaları geri alıp hakkını helal ediyorsun değil mi?"diye sözlerini bitirdi.
HZ.ÖMER HAKKINDA KISA BİR BİLGİ
27 yaşında,kız kardeşi fatma ve eniştesi sadinin gayretleriyle müslüman olan hz.ömer efendimiz in(sas)vefatından sonra islam halifesi olan ikinci kişidir.müslüman olmasında işittiği kur'an ayetlerinin tesirini heemn hemen tüm kaynaklar kaydetmektedir.hz ömer efendimiz(sas)in vefatına kadr, onun müslümanlık adına giriştiği bütün teşebbüslere katılmıştır.on yıllık hilafeti döneminde iran,ırak,suriye ve mısır ın fethini gerçekleştirdi.binlerce insanın islamiyeti kabul etmesine vesile oldu.tarihte adaletiyle bilinen hz.ömer ilk devlet örgütlenmesinin temellerini atmış;adalet,maliye,ordu ve toprak yönetimi alanında ilk düzenlemeleri yapmıştır.bedenen uzun boylu,buğday tenli,geniş alınlı bir kişi olan hz.ömer,3 kasım 644'te bir köle tarafından şehit edilmiştir.efendimiz(sas)ve hz ebu bekir'in yanına defnedilmiştir.
Efendimizin vefatından sonra da hayat tablosuna yeni renkler eklemekten geri durmayan hz ömer hakkında şu ibretli sahneyi İBN-İ ABBAS anlatıyor:"karanlık bir geceydi ;soğuk ve dondurucu bir kış gecesi.ayaz iliklerimize işliyordu.gecenin ilerleyen saatlerinde hz.ömer'le muhabbet etmek üzere evden çıktım.yolda yürürken hz ömer'le karşılaştım.bana sokularak."işin yoksa beraber yürüyelim?"diye teklifte bulunda.çok geçmeden ikimiz birlikte yola koyulduk.hz ömer tüm sokakları tek tek dolaşıyor,halkından herhangi birisinin,bir ızdırabının,bir sıkıntısının olup olmadığını öğrenmek istiyordu.derken şehrin dışında bir çadırın yanından geçiyorduk içeriden ağlayan çocuk sesleri geliyordu.biraz dinledikten sonra hz ömer müsaade isteyip selamla birlikte içeriye girdi.çadırın içi dağınıktı.çocukların gözleri ağlamaktan şişmişti.yaşlıca bir kadın ocağın başına oturmuş,ateşin üzerinde kaynayan tenceryi karıştırıyordu.hz ömer kendini tanıtmadan tatlı bir dille kadına sordu:
-valide bu yavrular niye böle durmadan ağlıyor?
-iki günden beri açlarda ondan!
-peki niye önlerine yemek koymuyorsun?
-sen şu ateşte kaynayanı yemek mi sandın;ne gezer!yavruları avutabilmek için taş koydum tencereye.
bu yavrular benim yetim ve öksüz torunlarımdır.oğlum,kocam ve kardeşlerim savaşta şehit düştü.evin geçimini temin edecek bir erkeğim yok.
-neden halife ömer'e başvurup durumunu anlatmıyorsun?
-dilerim ki ömer daha dünyada iken cezasını bulsun.ahirette de elim yakasından ayrılmasın.ben şu ihtiyar halimle günlerdir gece gündüz yetim avuturken o nasıl yatağında rahat uyuyabiliyor?bizler evvela allah'a sonra da ona emanetiz.gelip de benim halimi nasıl sormaz?müslümanların reisi olmayı kolaymı sanıyor?
hz.ömer daha fazla dayanamadı.bitkin bir sesle"valide haklısın,sen çocukları avut;ben hemen dönerim"diyerek yerinden doğruldu.ardından bende doğruldum.doğruca devlet hazinesine vardık.halife bir un çuvalı seçerekbir yana koydu.benim elimede bir yağ kabı tutuşturdu.vakit geçmeden koca un çuvalını sırtladı.hemen yanına sokuldum:
-aman ey müminlerin emiri! bari müsade verde çuvalı ben sırtıma alayım.
-hayır, ya ib-ni abbas! değil yorgunluktan yere yığılsam,ölsem bile bunu sana bırakmam.bu dünyada yüküne yardım etmek isteyecek dostlar bulunabilir,fakat her koyun kendi bacağından asılacağı ahiret gününde kimse kimsenin cezasını paylaşmayacaktır.halifelik vazifesi benim omuzuma yüklendiğine göre,idarem altındaki tek tek her ferdin huzur ve emniyetini düşünmek zorundayım.dicle kenarında otlayan bir koyunu kurt kapsa ilahi adalet onu ömerden sorar.
bu konuşmadan sonra hz.ömer le birlikte ihtiyar validenin çadırına vardık.halife ömer nefes nefese içeri girip çuvalı yere bıraktı.tencerede kaynamakta olan taşları boşalttı.yerine getirdiğimiz kaptan yağ koydu.sonra eriyen yağa,çuvaldan kendi eli ile un koyarak pişirmeye koyuldu.pişirdiği yemeği ayazda çabucak soğutarak yine kendi eli ile kurduğu sofraya koydu.günlerden beri kara yaslara gömülmüş olan çadırı bir anda sıcak bir sevincin ışıkları aydınlatmıştı.
bana yaklaşıp,gidelim artık diye işaret ettikten sonra kadına döndü;"valide... sen yarın erkenden halifelik makamına gel;beni orada bul da sana emekli ve yetim maaşı bağlatayım.şimdilik hoşçakal."dedikten sonra birlikte dışarı çıktığımızda gün ağarmıştı.
o gün kadın öğleye doğru haliffelik makamına geldi.kadın artık hz.ömeri tanımıştı ama şaşkınlıktan hiçbirşey söyleyemiyordu.halife ömer ,onu saygı ile karşılayıp oturttuktan sonra şöyle dedi:"valide!..bundan sonra hem kendi adına hem de şehit yavrusu öksüz torunlarının adına her ay emekli ve yetim maaşını alacaksın.bu da ilk maaşın."diyerek birgümüş kesesini kadına uzattı ve "Artık Ömer i affediyor ona ettiğin bedduaları geri alıp hakkını helal ediyorsun değil mi?"diye sözlerini bitirdi.
HZ.ÖMER HAKKINDA KISA BİR BİLGİ
27 yaşında,kız kardeşi fatma ve eniştesi sadinin gayretleriyle müslüman olan hz.ömer efendimiz in(sas)vefatından sonra islam halifesi olan ikinci kişidir.müslüman olmasında işittiği kur'an ayetlerinin tesirini heemn hemen tüm kaynaklar kaydetmektedir.hz ömer efendimiz(sas)in vefatına kadr, onun müslümanlık adına giriştiği bütün teşebbüslere katılmıştır.on yıllık hilafeti döneminde iran,ırak,suriye ve mısır ın fethini gerçekleştirdi.binlerce insanın islamiyeti kabul etmesine vesile oldu.tarihte adaletiyle bilinen hz.ömer ilk devlet örgütlenmesinin temellerini atmış;adalet,maliye,ordu ve toprak yönetimi alanında ilk düzenlemeleri yapmıştır.bedenen uzun boylu,buğday tenli,geniş alınlı bir kişi olan hz.ömer,3 kasım 644'te bir köle tarafından şehit edilmiştir.efendimiz(sas)ve hz ebu bekir'in yanına defnedilmiştir.