budevran
25-12-06, 18:01
En son kendinizle ne zaman konuştunuz.?
Sesiniz size neler soyledi?
Hatırlamıyor musunuz?
Yoksa siz kendinizle hiç konuşmaz mısınız?
Kalabalıklar arasında yaşadığınızı zannederken,
başka hayatların aldatıcı görüntüleri sizin gözlerinizi boyar,
o hayatların çıngıraklı sesleri kulaklarınızı sağır mı eder?
Bugünlerde herkes mutsuz.
Çünkü kimse kendisiyle konuşmuyor.
yasamında hep başka insanların sesleri, sözleri, yüzleri var.
Başka yaşamların özentisi var.Herkes kendi hayatının hırsızı olmuş.
Ve herkes kendinden çalıyor.Kimse kendisiyle kalmak istemiyor.
Ben yalnızlığımı çok seviyorum. Kendimle konuşmaları seviyorum.
Her sabah yeni bir yüzle uyanıyorum...
Sonra gün başlıyor. Ve ben de baslıyorum.
Neye mi?
İnsanları izlemeye.
Yakın çevremde bulunanların hayatlarına katılmaya,
o inanılmaz temponun içinde onları kaybetmemeye,
onları bir yerlerden yakalamaya çalışıyorum.
Sonra sıra kendime geliyor.
Küçük bir kahve-sigara molası verip, en sakin yere gidiyorum.
Kendimle...
Ve şöyle bir kendimi yokluyorum;
neler yaptık, neler konuştuk, neler eksildi, neler fazla...
Ve o küçük an bile yetiyor "kendimle" bana...
Eksiler artılardan fazla da olsa, kendimle konuşabildiğim,
kendi sesimi duyabildiğim için mutlu oluyorum.
Ama bazen selamsız ve sevgisiz yüzler görüyorum...
Hiç gülmüyorlar.
O insanların gözleri görmüyor, o insanların kulakları duymuyor.
Benim bu deli deli atan yüreğim, beni çabuk mu eskitecek acaba?
Acaba o "selamsız" ve "sevgisiz" yüzlerden
daha mı çabuk yaşlanacağım ben.
Hayır yaşlanmayacağım...
Çünkü ben kendimle hep konuşacağım.
Geçen gece uykumdan ağlayarak uyandım...
Sırılsıklamdı yüzüm.
Rüyamda; babamı kaybettiğimi söylüyorlar...
Ve ben ağlıyorum...
"Ben küçükken hep babamla sinemaya giderdim...
Ama ondan sonra hiç gitmedim...
Artık hiç gidemeyeceğim... Niye gitmedim?" diye ağlıyorum.
Uyandığımda kalbim sıkışmıştı.
Gün boyu kafam; babam-ben-sinema üçgeninde dolaştı...
Bir gün sonra babamın yanındaydım...
Rüyamı anlattım.
Evet, niye ben yıllardır babamla sinemaya gitmemiştim ki?
Kim çalmıştı "babamla sinemaya gitmeyi" hayatımdan?
Hiç kimse...
Ve kendi hayatımın hırsızı olduğum için utandım.
En yakın zamanda babamla sinemaya gideceğim...Siz?..
Siz hayatınızın hırsızlıklarını biliyor musunuz?
Bilmiyorsanız hayatınızdaki kalabalıklardan sıyrılıp kendinizle konuşun.
Sevin ve sevdiklerinize değer verin. yasamı onlarla paylayın.
Çünkü rüyalar her zaman insana gerçeği hatırlatmıyor...
Geç kalmışlıkların pişmanlığı yasamınızda hiç olmasın
Sesiniz size neler soyledi?
Hatırlamıyor musunuz?
Yoksa siz kendinizle hiç konuşmaz mısınız?
Kalabalıklar arasında yaşadığınızı zannederken,
başka hayatların aldatıcı görüntüleri sizin gözlerinizi boyar,
o hayatların çıngıraklı sesleri kulaklarınızı sağır mı eder?
Bugünlerde herkes mutsuz.
Çünkü kimse kendisiyle konuşmuyor.
yasamında hep başka insanların sesleri, sözleri, yüzleri var.
Başka yaşamların özentisi var.Herkes kendi hayatının hırsızı olmuş.
Ve herkes kendinden çalıyor.Kimse kendisiyle kalmak istemiyor.
Ben yalnızlığımı çok seviyorum. Kendimle konuşmaları seviyorum.
Her sabah yeni bir yüzle uyanıyorum...
Sonra gün başlıyor. Ve ben de baslıyorum.
Neye mi?
İnsanları izlemeye.
Yakın çevremde bulunanların hayatlarına katılmaya,
o inanılmaz temponun içinde onları kaybetmemeye,
onları bir yerlerden yakalamaya çalışıyorum.
Sonra sıra kendime geliyor.
Küçük bir kahve-sigara molası verip, en sakin yere gidiyorum.
Kendimle...
Ve şöyle bir kendimi yokluyorum;
neler yaptık, neler konuştuk, neler eksildi, neler fazla...
Ve o küçük an bile yetiyor "kendimle" bana...
Eksiler artılardan fazla da olsa, kendimle konuşabildiğim,
kendi sesimi duyabildiğim için mutlu oluyorum.
Ama bazen selamsız ve sevgisiz yüzler görüyorum...
Hiç gülmüyorlar.
O insanların gözleri görmüyor, o insanların kulakları duymuyor.
Benim bu deli deli atan yüreğim, beni çabuk mu eskitecek acaba?
Acaba o "selamsız" ve "sevgisiz" yüzlerden
daha mı çabuk yaşlanacağım ben.
Hayır yaşlanmayacağım...
Çünkü ben kendimle hep konuşacağım.
Geçen gece uykumdan ağlayarak uyandım...
Sırılsıklamdı yüzüm.
Rüyamda; babamı kaybettiğimi söylüyorlar...
Ve ben ağlıyorum...
"Ben küçükken hep babamla sinemaya giderdim...
Ama ondan sonra hiç gitmedim...
Artık hiç gidemeyeceğim... Niye gitmedim?" diye ağlıyorum.
Uyandığımda kalbim sıkışmıştı.
Gün boyu kafam; babam-ben-sinema üçgeninde dolaştı...
Bir gün sonra babamın yanındaydım...
Rüyamı anlattım.
Evet, niye ben yıllardır babamla sinemaya gitmemiştim ki?
Kim çalmıştı "babamla sinemaya gitmeyi" hayatımdan?
Hiç kimse...
Ve kendi hayatımın hırsızı olduğum için utandım.
En yakın zamanda babamla sinemaya gideceğim...Siz?..
Siz hayatınızın hırsızlıklarını biliyor musunuz?
Bilmiyorsanız hayatınızdaki kalabalıklardan sıyrılıp kendinizle konuşun.
Sevin ve sevdiklerinize değer verin. yasamı onlarla paylayın.
Çünkü rüyalar her zaman insana gerçeği hatırlatmıyor...
Geç kalmışlıkların pişmanlığı yasamınızda hiç olmasın