PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Utanç duvarını yeni doğanlar yıkacak



halaluya
17-12-06, 08:36
Utanç duvarını yeni doğanlar yıkacak
Bir kapısı Filistin'e, diğeri İsrail'e açılacak hastane, İsrail'in yaptığı utanç duvarını yıkacak.

16.12.2006 15:48

Bir grup doktor, İsrail-Filistin çatışmasını çözmek için bir kapısı Filistin'e, diğeri İsrail'e açılacak doğum hastanesi kuruyor. bir kapısı Filistin'e, diğeri İsrail'e açılacak Gazze şeridine yapılacak hastane, İsrail'in yaptığı utanç duvarını yıkacak.

Çatışma ve ölümün gündelik hayat haline geldiği Ortadoğu'da yeni bir barış umudu doğdu. Hem de Filistin Devlet Başkanı İsmail Haniye'nin yurtdışı gezisinden dönüşte ülkesine giremediği Gazze Şeridi üzerinde.

İsrail ve Filistin'e açılan iki kapısı olan her iki kesimin de yararlanacağı bir doğum hastanesi projesi yürürlüğe kondu. Hedefleri dünyanın en iyi doğum hastanesini kurmak. Arkalarında 23 ülkenin ve 67 hastanenin desteği var. 8500 metrekarelik alan üzerine kurulacak hastane, 300 kadına aynı anda hizmet verecek ve 200 kişiye istihdam sağlayacak. 9 doktorun el ele vererek hayata geçirmeyi planladıkları hastanenin ismi ise Birthing Together yani Birlikte Doğalım olacak. Ama bu projeyi özel kılan tüm bu özellikler değil. Onu özel kılan hem İsrail hem de Filistin'e bir kapısının olması.

Filistin'le İsrail arasında barışın siyasi yollarla sağlanamayacağına inanan bir grup doktor, Gazze bölgesinde kuracakları hastane ile barış yolunda önemli bir misyon üstlendi. New European Surgical Academy (Avrupa Cerrahi Akademisi) ve Brithing Together Hastanesi Projesi Başkanı Prof. Dr. Michael Stark, "İki ülke arasındaki sorunlara politikacıların getirdiği çözümler çöktü. İki halkı bir araya getirerek ortak problemleri paylaşmaya karar verdik ve bu proje doğdu. Uzun yıllar savaş ve çatışma ile yaşayan Filistin ve İsrailli insanlara umut ve barışçıl bir işbirliği sembolü olacak ortak bir hastane kurmaya odaklandık. 2000 yılında çalışmaya başladık. Artık sona geliyoruz. Bu çok büyük bir proje amacı ise barışa yönlendirmek. Ortak bir hastanenin, üstelik bir doğum hastanesinin insanları yakınlaştıracağına inanıyoruz" diyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde temellerinin atılması planlanan hastanenin yönetim kadrosu iki Filistinli, iki İsrailli, bir Türk ve Avrupalı profesörlerden oluşuyor.



İsrail'den cevap bekleniyor

Doğum hastanesi projesi Avrupa Birliği'nin (AB) de desteğini aldı. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) yanı sıra 23 ülke de projenin en büyük destekçisi. "Bu çok büyük bir sivil proje" diyen Stark, Filistin eski Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın da vefatından önce projeye destek vererek arazi hibe ettiğini söylüyor. Stark, şöyle devam ediyor: "Hastane için ayrıca İsrail'deki Kibbutz Kissifum arazi desteği verdi. Ancak bugüne kadar İsrail hükümetinin desteğini alamadık. Önümüzdeki günlerde İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve Sağlık Bakanlığı ile son bir kez daha görüşeceğiz. Projenin başarılı olması için hastalara, hastane personeline kısaca insanlara ve sağlık malzemelerine serbest ulaşım imkânı tanınması gerekiyor. Ayrıca İsrail'in hastaneyi tanıması ve destek vermesi gerekiyor. Kamuoyu oluşturup mektuplarla görüşmelerle ve mesajlarla İsrail üzerinde bir baskı yaratılmasını istiyoruz."

Stark, Türkiye'den de beklentileri olduğuna dikkat çekiyor. Stark, "Türkiye'nin desteği bizim için ABD'nin desteğinden bile daha önemli" diyerek hastanenin yönetim kurulunda yer alan Prof. Dr. Oktay Kadayıfçı'nın Türkiye'nin desteğini almak için girişimlerde bulunacağını söylüyor. Filistin ile İsrail'in Washington yerine Ankara'da bir araya gelmesi gerektiğinin altını çizen Stark, sözlerine "Çünkü Türkiye bölgede önemli bir güç. Her iki ülke ile de iyi ilişkileri var. Desteğine ihtiyaç duyduğumuz en önemli ülke" diyor.



Nobel'e aday olacak

Projenin yönetiminde olan New European Surgical Academy (NESA) Türkiye Başkanı ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oktay Kadayıfçı ise iki ülke sınırında kurulacak hastanenin biri Filistin'e diğeri İsrail'e açılacak iki kapısı bulunacağını belirtiyor. Projenin 35 milyon dolara mal olacağını söyleyen Kadayıfçı, hastanenin AB'den ve WHO'dan finansal, ekipman, doktor ve manevi anlamda destek aldığını belirterek sivil bir oluşum tarafından hazırlanan projenin hayırseverler tarafından da finanse edildiğini kaydediyor.

Dünyadaki 67 üniversitenin projeye destek verdiğini dile getiren Kadayıfçı, "İki ülke arasındaki sorunlardan sivil halk hele de hamile kadınlar ve çocuklar çok daha fazla zarar görüyor. Ancak onların bir araya gelmemek gibi bir tavrı yok. Dolayısıyla bu bölgede kaliteli bir doğum hastanesine ihtiyaç var. Bizim hedefimiz de dünyanın en iyi doğum hastanesini bölgede kurmak. WHO'nun ve üniversitelerin desteğiyle bunu yapacağız. Zaman içinde bölgenin güvenli bir hale gelmesinde hastanenin önemli katkıları olacağını düşünüyoruz. Dünyanın pek çok yerinden insanların bu hastaneye gelmek isteyeceğine de inanıyoruz. Tüm bunlar sabır ve inanç işi. Hastanede iki ülkenin de hekimleri çalışacak, ayrıca dönüşümlü olarak dünyanın çeşitli yerlerinden en iyi hekimlerin burada belirli dönemlerde çalışmasını sağlamayı planlıyoruz" diyor.

Türkiye'den de doktorların çağrılmasının planlandığını anlatan Kadayıfçı, proje için Türk hükümetinin desteğinin önemine dikkat çekti. Türkiye'deki birçok hekimle temasa geçtiğini anlatan Kadayıfçı, "Gelecek hafta Sağlık Bakanlığı'ndan randevu talep edeceğim. Konuyu kendilerine anlatıp destek isteyeceğim. Olumlu yaklaşacaklarını umuyorum" diye konuşuyor.

Belçika'nın, Almanya'nın ve Avusturya'nın projeye özel destek verdiğini anlatan Kadayıfçı, "Eğer proje başarılı olursa Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, bize Birthing Together Hastanesi Projesi'ni Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceklerini söyledi" diyor.



200 kişiye istihdam

Grup, Brithing Together Hastanesi'nin kurulacağı Gazze bölgesinin Batı Negev sınırındaki alanın Uluslararası Sağlık Bölgesi olarak tanımlanması için çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede 450 bini Filistinli olmak üzere 600 bin kişi yaşıyor. 200 kişiye istihdam yaratacak hastanenin sağlık ve idari personeli yüksek niteliklere sahip kişilerden seçilecek. Brithing Together Hastanesi'nin her iki ülkenin ortak kurumu olup, eş başkanlar tarafından yönetilmesi planlanıyor. Jinekoloji, yeni doğan ünitesi, yüksek risk taşıyan hamileler için ayrı bölümlerin oluşturulacağı hastanede ayrıca cerrahi ve üroloji birimleri de bulunacak. Mümkün olduğunca bağımsız bir hastane olması için çalışıldığından bir kan bankasının kurulması da gündemde. 100 yatak olarak hazırlanan hastanenin ileriki yıllarda eğitim birimlerinin oluşturulması için çalışılacak. Hastanenin temeli 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde atılacak. 8500 metrekarelik hastanenin projesi Filistinli bir mimar tarafından çizildi. Birthing Together Hastanesi'nin bir an önce tamamlanması İsrail hükümetinin desteğine bağlı.


35 milyon dolara mal olacak
Bina ve yapım 14 milyon dolar
Ekipman 8 milyon dolar
Altyapı 5 milyon dolar
Lojman 4.5 milyon dolar
Diğer 3.5 milyon dolar
Toplam 35 milyon dolar



Sanayi projesi de yapılmıştı

Türk iş dünyası, 2005 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) önderliğinde Filistin ile İsrail arasında barışa katkısı olacak Birthing Together benzeri bir çalışmaya başlamıştı. Eski adı "Erez" olan bölgede bir serbest sanayi bölgesi kurulmasına ve işletmesine talip olan TOBB, uzlaşmazlığın devam ettiği bölgede çalışmalarına devam ediyor.

Hükümetin ve uluslararası çevrelerin de desteğini alan projede, her iki tarafla da ayrı ayrı imzalanan Barış için Sanayi (BİS) ortak bildirilerine Bakanlar Kurulu'nun 20 Kasım'da onay vermesinin ardından serbest sanayi bölgesi kurulmasına ilişkin mutabakat belgeleri 14 Aralık'ta yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bazı uzmanların mutabakat zaptının kısa vadede uygulanamayacağını düşünmelerine rağmen, bu anlaşma henüz barışın sağlanamadığı, uyuşmazlıkların sürdüğü bir ortamda örnek bir iş birliği modeli oluşturuyor.

Yaklaşık 50 milyon dolara mal olacak proje sayesinde, bu bölgede sanayi tesisleri kurularak ve 6 ila 8 bin Filistinliye istihdam sağlanması öngörülüyor. Projenin yaşama geçirilmesinde Türk ve İsrail firmaları Filistinlilerle birlikte çalışması planlanıyor. Bölge kurulduğunda ise üretilen mallar gümrüksüz olarak ABD, AB ve Arap ülkelerine ihraç edilecek. Yabancı şirketlerin de buralara yatırım yapmasına çalışılacak.

REFERANS