halaluya
08-12-06, 13:08
-alıntıdır
Yaşı büyük olanlar hatırlarlar eskiden Panayırlar olurdu.
Bunlar büyük kent dışında yaşayan halkımıza hem bir şenlik
hemde
değişik alışveriş yapma imkanları sunan bir çeşit
gezici Fuar'lardı.
Bu Panayırlar'da ne ararsanız bulunurdu.
En fazla'da;
"Bul kara'yı al parayı"
yada
"Nohut hangi yüzüğün içinde"
türünden
"Üçkağıtçıları"
her köşede bulabilirdiniz.
Neler yoktu ki panayırda.
Kuzu çevirmesinden kuyu kebabına kadar,
Cambazlardan Tüccarlarına,
Kabadayılardan Yüksek makam sahibi memurlara kadar
toplumun her kesimi ve yaşamın her kesiti vardı.
Nede olsa Panayır !
Yok,yok.
Bölge halkı panayırları dört gözle bekler
bütün hesaplarını nerdeyse panayıra göre ayarlardı.
Yeni yetişen gençlerden bölgenin bıçkın çapkınlarına kadar
belli kesimin beklediği ise
Aç,Aç çadırlarıy'dı.
Aç aç çadırlarında sahneye bir kadın çıkar bir anlanmda
şimdi yüksek sosyetenin daha fantazi biçimde izlediği
"Stpriz" i,
Soyunma Gösterisini daha mütevazi ama daha coşkulu biçimde
gerçekleştirirdi.
Aç aççı kadın sırayla herşeyini attıktan sonra
sıra sonra gelirdi
dona.
Kadın cilveli biçimde biraz açar sonra vaz geçerdi.
Çadırdakiler keyifinden sabırsızlığa giden yolda
hep bir ağızdan başlarlardı;
" Aç ! Aç !Aç ! "
diye bağırmaya.
Aç aççı kadın büyük bir ustalıkla bunu uzatır ve
salondakileri Fıtık ederdi.
Kimse darılmasın ama bizim AB maceramız
rahmetli Özal'dan sonra
hem Ülkemiz hemde AB ülkeleri için Panayır şölenine döndü.
Ne demişti Turgut Özal;
"İnce uzun bir yol !"
Ne diyordu Tayip Erdoğan;
"Biz bu yollarda.."
Her yıl bir başka telaş,bir başka heyacan.
Önceleri AB oynuyordu aç aççı kadın rolünü ve
Türkiye AB'ye kapının açılması için hep bir ağızdan bağırıyordu;
"AÇ ! Aç ! AÇ !"
AB işini ustalıkla yapıyordu ve bizi fıtık ediyordu.
Panayır kültürüne alışık
olanlar dayanıklı olduklarından sonuna kadar beklemeye kararlıydı ama
aç aççı fıtık etmekte ustaydı.
Doğal olarak açmadı.
Kıbrısın AB'ye girmesiyle sahneye Türkiye getirildi.
AB Kapılarını açmak için Türkiyenin açmasını
(yanlış anlaşılmasın
Hava ve Deniz Limanlarını Rumlara açmasını kastediyorum)
istemeye başladı.
Doğal olarak AB ülkeleri
kadar usta olmadığımızdanmı yoksa
onların bizim kadar dayanıklı olmamasından mı
tam kestirilmeyecek durum üzerine
kısa bir sürede açmaya karar verdik.
Nasıl;
"Şöyle bir havadan bir sudan !"
AB şimdi bağırıyor;
"Hepsini,hepsini aç !"
Akıl hocalarından akletmiş olacakki;
PKK ya yakınlığı ile bilinen partinin temsilcisi ne diyordu.
"Fırsat bu fırsat !
AKP varken alabildiğiniz kadar taviz almaya bakın."
Panayırcılar nasıl tarihten silindiyse
Ülkemi Aç aççı kadın haline gerirenlerde silinir elbet !
Emre Asal
bunu diğer sitelere ekleyecek kişiler lütfen altına EMRE ASAL ismini eklesin
fth.d
Yaşı büyük olanlar hatırlarlar eskiden Panayırlar olurdu.
Bunlar büyük kent dışında yaşayan halkımıza hem bir şenlik
hemde
değişik alışveriş yapma imkanları sunan bir çeşit
gezici Fuar'lardı.
Bu Panayırlar'da ne ararsanız bulunurdu.
En fazla'da;
"Bul kara'yı al parayı"
yada
"Nohut hangi yüzüğün içinde"
türünden
"Üçkağıtçıları"
her köşede bulabilirdiniz.
Neler yoktu ki panayırda.
Kuzu çevirmesinden kuyu kebabına kadar,
Cambazlardan Tüccarlarına,
Kabadayılardan Yüksek makam sahibi memurlara kadar
toplumun her kesimi ve yaşamın her kesiti vardı.
Nede olsa Panayır !
Yok,yok.
Bölge halkı panayırları dört gözle bekler
bütün hesaplarını nerdeyse panayıra göre ayarlardı.
Yeni yetişen gençlerden bölgenin bıçkın çapkınlarına kadar
belli kesimin beklediği ise
Aç,Aç çadırlarıy'dı.
Aç aç çadırlarında sahneye bir kadın çıkar bir anlanmda
şimdi yüksek sosyetenin daha fantazi biçimde izlediği
"Stpriz" i,
Soyunma Gösterisini daha mütevazi ama daha coşkulu biçimde
gerçekleştirirdi.
Aç aççı kadın sırayla herşeyini attıktan sonra
sıra sonra gelirdi
dona.
Kadın cilveli biçimde biraz açar sonra vaz geçerdi.
Çadırdakiler keyifinden sabırsızlığa giden yolda
hep bir ağızdan başlarlardı;
" Aç ! Aç !Aç ! "
diye bağırmaya.
Aç aççı kadın büyük bir ustalıkla bunu uzatır ve
salondakileri Fıtık ederdi.
Kimse darılmasın ama bizim AB maceramız
rahmetli Özal'dan sonra
hem Ülkemiz hemde AB ülkeleri için Panayır şölenine döndü.
Ne demişti Turgut Özal;
"İnce uzun bir yol !"
Ne diyordu Tayip Erdoğan;
"Biz bu yollarda.."
Her yıl bir başka telaş,bir başka heyacan.
Önceleri AB oynuyordu aç aççı kadın rolünü ve
Türkiye AB'ye kapının açılması için hep bir ağızdan bağırıyordu;
"AÇ ! Aç ! AÇ !"
AB işini ustalıkla yapıyordu ve bizi fıtık ediyordu.
Panayır kültürüne alışık
olanlar dayanıklı olduklarından sonuna kadar beklemeye kararlıydı ama
aç aççı fıtık etmekte ustaydı.
Doğal olarak açmadı.
Kıbrısın AB'ye girmesiyle sahneye Türkiye getirildi.
AB Kapılarını açmak için Türkiyenin açmasını
(yanlış anlaşılmasın
Hava ve Deniz Limanlarını Rumlara açmasını kastediyorum)
istemeye başladı.
Doğal olarak AB ülkeleri
kadar usta olmadığımızdanmı yoksa
onların bizim kadar dayanıklı olmamasından mı
tam kestirilmeyecek durum üzerine
kısa bir sürede açmaya karar verdik.
Nasıl;
"Şöyle bir havadan bir sudan !"
AB şimdi bağırıyor;
"Hepsini,hepsini aç !"
Akıl hocalarından akletmiş olacakki;
PKK ya yakınlığı ile bilinen partinin temsilcisi ne diyordu.
"Fırsat bu fırsat !
AKP varken alabildiğiniz kadar taviz almaya bakın."
Panayırcılar nasıl tarihten silindiyse
Ülkemi Aç aççı kadın haline gerirenlerde silinir elbet !
Emre Asal
bunu diğer sitelere ekleyecek kişiler lütfen altına EMRE ASAL ismini eklesin
fth.d