PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dolunay



manner
05-12-06, 12:35
ben sana varan yolların en incesini
sevdaların en delisini
rüzgarların en umarsızını
ve ay tutulurken gün ortası
karanlığın en siyah çehresini seçtim
yaban diller katlederken ismini
en asi nehirleri samanyolunun üzerinden akıttım
dolunay;
hangi çiğ tanesiyle yıkasaydım yüzünü
hangi meltemle geceye yaysaydım saçlarını
sen yüreğin kadar denizlerin soğuttuğu taşlara tutarken başını
en uzun kadifelerin önünde eğilen başımla ısındın
zekeriyya'yı saklayan kovuk kadar vefasız yüreğini
dağlardanda büyük bir gururla taşıdın
ne kalemin en masum ucunda kırdım isyanı
ne içimde sustum
sadece senin kadar unut diyen
şarkıları yadırgamadım
yüreğine oturan bu güneş sönmesin diye
beyazı ve kırmızıyı ufuklardan sildim
özüne mahküm her inleyişten
kıskanırken kendini
derinlerden taşan matemi vuslatın masalıyla uyuttum
dolunay;seni elime koysalar
dualarını şarkılarını ona söyle deseler
ya seni alabildiğince uzağa atar
yada sana arkamı dönerdim
parlaklığın ve ihtişamın
geceyi erken ağartacaksa
seni gören gözlerim erken kararır
bu kavuşmanın sonunda eğer yeniden ayrılık varsa
barındırmasın onu cellatlar yer ve gök arasında

seni;
sıladan uçupta birdaha geri dönmeyeceğini
bildiğim kuşlardan ısmarladım
cennetleri öpen sularla ruhunu doyursamda
en kıymetli ikramları reddedeceğini bildiğim için
sonbaharı her mevsim yaşamak
saatleri ve zamanı ötelerden geri çağırmak
beyinleri vurguna uğratan mahşeri
yeniden çalıp yeniden söylemek için
ölümsüz bir çığlığı susturmak
tek seni duyabilmek için
dolunay;
ne acı bir adsın
ne göz görür
ne dil tadar
ne kulak işitir geceyi
gülerken birkez olsun yere bak
katrandan perdelerin arkasındada olsan
belki görürüm seni...

KaRDeLeN
05-12-06, 12:42
katrandan perdelerin arkasındada olsan
belki görürüm seni...

çok güzeldi.saol paylaşımın için.