halaluya
19-12-07, 11:11
Türkiye’nin doğu sınırında, Azerbaycan’a bağlı özerk bir cumhuriyettir.
Yüz ölçümü 5.500 km2, nüfusu 500.000 civarındadır. Türkiye ile 13 km’lik bir sınıra sahiptir.
1992 yılında Araş Nehri üzerinde açılan “Hasret” köprüsü ile Türkiye’ye kara yolu ile bağlanmıştır.
Türkiye 16 Mart 1921 yılında Moskova’da imzalanan Türkiye-Rusya Dostluk Antlaşmasının 3'ncü maddesinde belirtildiği üzere, Nahcıvan’ın koruyuculuk hakkını üçüncü bir devlete hiçbir zaman bırakmamak üzere Azerbaycan koruyuculuğunda özerk bir bölge olarak kalması kabul edilmiştir.
Ancak, SSCB dönemi, bütün Azerbaycan için olduğu gibi Nahçıvan Türkü’nün kaderinde de Çarlık döneminden kat kat ağır sıkıntıların yaşandığı bir dönem oldu. Bolşevik zulüm ve işkencede Çarlık dönemine rahmet okuttular. Bu dönemde Azerbaycan’a bağlı Özerk bir cumhuriyet haline getirilen Nahçıvan ile Azerbaycan arasındaki Zengezur bölgesi tamamen Ermenilere verilerek ülke ikiye bölünmüş oldu. Böylece, Atatürk’ün “Türk Kapısı” olarak nitelediği kapıdan Orta Asya Türk dünyasına uzanan yolun önü de kesilmek istenmiştir.
13 km uzunluğundaki Türkiye- Nahcıvan (Azerbaycan) sınırımız; aşağıda linkleri verilen “VİKİPEDİA” ve “TÜRKÇE BİLGİ” ansiklopedilerinde, Komşumuz olarak gösterilmemiştir.
aslında sınırımız yokmuş ama Büyük Atatürk İran dan Nahcıvanla ermenistan Türkiye arasnda kalan küçük bir bölgeyi satın alarak 70-80 sonra olası bir sovyetler birliği parçalanmasını sezip bu durumda kardeş Nahçıvanla komşu olmamızı sağlamıştır...
Bence bu konuyu bir araştırın bir Tv proğramında şu an ismini hatırlayamadğım bir tarih profösörü anlatmıştı.. ozaman ilk günlerde gizli tutulmuş...belkide iç siyasette o kadar küçük bir yere neden Türkiye nin para verdiği tartışılır yada uluslararası sıkıntı çıkar diye
bu haberi dinlediğimde öyle garipn heyecanlandım ki...belki Dünya tarihinin gelmiş gelecek en büyük liderine sahip olamanın bir kez daha onurunu yaşamıştım
Acaba diyorum Büyük ATA mızın ruhu bizim O nun emanetini geliştirmek yerine nasıl karmaşık..nasıl gerilemiş ...nasıl karamsar hale getirdiğimiz gördüğünde neler hissediyordur...
alıntıdır..
Yüz ölçümü 5.500 km2, nüfusu 500.000 civarındadır. Türkiye ile 13 km’lik bir sınıra sahiptir.
1992 yılında Araş Nehri üzerinde açılan “Hasret” köprüsü ile Türkiye’ye kara yolu ile bağlanmıştır.
Türkiye 16 Mart 1921 yılında Moskova’da imzalanan Türkiye-Rusya Dostluk Antlaşmasının 3'ncü maddesinde belirtildiği üzere, Nahcıvan’ın koruyuculuk hakkını üçüncü bir devlete hiçbir zaman bırakmamak üzere Azerbaycan koruyuculuğunda özerk bir bölge olarak kalması kabul edilmiştir.
Ancak, SSCB dönemi, bütün Azerbaycan için olduğu gibi Nahçıvan Türkü’nün kaderinde de Çarlık döneminden kat kat ağır sıkıntıların yaşandığı bir dönem oldu. Bolşevik zulüm ve işkencede Çarlık dönemine rahmet okuttular. Bu dönemde Azerbaycan’a bağlı Özerk bir cumhuriyet haline getirilen Nahçıvan ile Azerbaycan arasındaki Zengezur bölgesi tamamen Ermenilere verilerek ülke ikiye bölünmüş oldu. Böylece, Atatürk’ün “Türk Kapısı” olarak nitelediği kapıdan Orta Asya Türk dünyasına uzanan yolun önü de kesilmek istenmiştir.
13 km uzunluğundaki Türkiye- Nahcıvan (Azerbaycan) sınırımız; aşağıda linkleri verilen “VİKİPEDİA” ve “TÜRKÇE BİLGİ” ansiklopedilerinde, Komşumuz olarak gösterilmemiştir.
aslında sınırımız yokmuş ama Büyük Atatürk İran dan Nahcıvanla ermenistan Türkiye arasnda kalan küçük bir bölgeyi satın alarak 70-80 sonra olası bir sovyetler birliği parçalanmasını sezip bu durumda kardeş Nahçıvanla komşu olmamızı sağlamıştır...
Bence bu konuyu bir araştırın bir Tv proğramında şu an ismini hatırlayamadğım bir tarih profösörü anlatmıştı.. ozaman ilk günlerde gizli tutulmuş...belkide iç siyasette o kadar küçük bir yere neden Türkiye nin para verdiği tartışılır yada uluslararası sıkıntı çıkar diye
bu haberi dinlediğimde öyle garipn heyecanlandım ki...belki Dünya tarihinin gelmiş gelecek en büyük liderine sahip olamanın bir kez daha onurunu yaşamıştım
Acaba diyorum Büyük ATA mızın ruhu bizim O nun emanetini geliştirmek yerine nasıl karmaşık..nasıl gerilemiş ...nasıl karamsar hale getirdiğimiz gördüğünde neler hissediyordur...
alıntıdır..