Haylaz
29-11-06, 11:06
" "Dünyadaki en büyük kıtlık, "Rağmen" türü sevginin yeterince
olmayışıdır!..
EĞER SEVGİSİ ;
Eğer beni seversen seni severim, eğer güzelsen seni severim, eğer
zenginsen, eğer, eğer, eğer.... Bu, şartlı bir sevgi türü.
Düşünür buna göre şu örneği verir.
Japonya'da lise son sınıfa giden çok zeki bir çocuk
çalışkanlığıyla babasının gururudur. Bu çocuk aynı zamanda
sınav hazırlığı için dershaneye gider. Sınav günü gelip
çattığında çocuk sınavı kazanamaz ve bunalım geçirir.
Kafasını dinlemek üzere kaplıcalara gider. Dönüşte babasından
beklemediği bir tepkiyle karşılaşır. Babası, "neredeydin?" diye
sorar.
Çocuk, "biliyorsun baba, sınavları kazanamadım ve bu yüzden çok
bunalıma girdim. Kafamı dinlemek üzere tatile gittim" der. Baba,
"sınavları kazanamadın birde utanmadan tatile mi gittin?" diye
sinirlenir. Çocuk masumane bir edayla, "ama baba sende kendini iyi
hissetmediğin zaman o kaplıcalara giderdin. Elimden geleni yaptım
ama başaramadım ve bende kendimi iyi hissetmediğim için o
kaplıcalara gittim." İşte bu sözler babayı tetikler ve eline hakim
olamayarak oğluna şiddetli bir tokat atar.... Genç çocuk aynı gün
intihar eder. Japonya'lı psikologlar genç çocuğun gururu yüzünden
intihar ettiğini söyleseler de düşünür bunu kabul etmez.
Düşünüre göre ; ne zamanki genç çocuk babasının kendisine olan
sevgisinin çalışkanlığıyla bağlantılı olduğunu ve
çalışkanlığı bittiği zaman sevginin de bittiğini fark etti,
işte o zaman intihar etti. Düşünür bu sevgiyi çok tehlikeli
bulmakta ve bunu asla tasvip etmemekte.
İkincisi;
ÇÜNKÜ SEVGİSİ ;
Seni seviyorum, çünkü güzelsin, çünkü beni seviyorsun, çünkü
iyisin, çünkü, çünkü, çünkü,... Bu sevgi karşılıklıdır
der düşünür. Düşünür bu sevgi türüne yine Japonya'da vuku
bulmuş bir hadiseyi örnek verir. Japonya'da dünyalar güzeli genç
bir kız çalıştığı işyerinde bir kazan patlar. Kazada genç
kızın vücudu yanar. Genç kızın annesi, babası ve nişanlısı
sadece ilk gün hastaneye giderler. Kızın nişanlısı bir hafta
sonra nişan yüzüğünü atar. Artık bir hastane odasında yapa
yalnız kalmıştır. Buna çok üzülen genç kız bir ay sonra
ölür. Doktorları genç kızın ölecek kadar ağır hasta
olmadığını söyler. Düşünür ise genç kız ne zamanki kendisine
olan sevginin güzelliğine endeksli olduğunu ve bu güzelliğin
gidince sevginin bittiğini anladığında üzüntüsünden
öldüğünü söyler. Yani bir anlamda kahrından ölür...
Düşünür, bu sevginin her ne kadar EĞER sevgisine benzese de
aslında daha tehlikeli olduğunu söyler.
Üçüncüsü ise;
HER ŞEYE RAĞMEN SEVGİSİ...
Seni hırsızlığına rağmen seviyorum. Kötü geçmişine, BENİ
SEVMEMENE, çirkinliğine, yalan söylemene, katilliğine, HERŞEYİNE
RAĞMEN SENİ SEVİYORUUUUUUM... İŞTE... GERÇEK AŞK, İŞTE...
GERÇEK SEVGİ BU.... Düşünür buna örnek olarak da, hemen hemen
hepimizin bildiği eski bir masal güzelini anlatır. güzelliği ve
aşkıyla bir tarih, günümüze kadar gelen ve filmlere konu olan
SİNDRELLA...Sindrella, güzeller güzeli olmasına rağmen
kamburluğuna, kısa boyluluğuna, fakirliğine, çirkinliğine,
gözlerinin şaşı olmasına RAĞMEN SEVER... Düşünür, "İŞTE
SEVGİ BUDUR" der. Düşünüre göre günümüz dünyasındaki
insanların en az gıda kadar ihtiyacı olan SEVGİ bu. Bu sevgi olsa
boşanmalar az olacak. İnsanlar daha az problem yaşayacak.
İşin tek kötü tarafı bu sevgiye verebildiği tek örnek bir masal
kahramanı olan "Sindirella".
Seni Her Şeye Rağmen Seviyorum.. Eger - Çünkü - Rağmen
olmayışıdır!..
EĞER SEVGİSİ ;
Eğer beni seversen seni severim, eğer güzelsen seni severim, eğer
zenginsen, eğer, eğer, eğer.... Bu, şartlı bir sevgi türü.
Düşünür buna göre şu örneği verir.
Japonya'da lise son sınıfa giden çok zeki bir çocuk
çalışkanlığıyla babasının gururudur. Bu çocuk aynı zamanda
sınav hazırlığı için dershaneye gider. Sınav günü gelip
çattığında çocuk sınavı kazanamaz ve bunalım geçirir.
Kafasını dinlemek üzere kaplıcalara gider. Dönüşte babasından
beklemediği bir tepkiyle karşılaşır. Babası, "neredeydin?" diye
sorar.
Çocuk, "biliyorsun baba, sınavları kazanamadım ve bu yüzden çok
bunalıma girdim. Kafamı dinlemek üzere tatile gittim" der. Baba,
"sınavları kazanamadın birde utanmadan tatile mi gittin?" diye
sinirlenir. Çocuk masumane bir edayla, "ama baba sende kendini iyi
hissetmediğin zaman o kaplıcalara giderdin. Elimden geleni yaptım
ama başaramadım ve bende kendimi iyi hissetmediğim için o
kaplıcalara gittim." İşte bu sözler babayı tetikler ve eline hakim
olamayarak oğluna şiddetli bir tokat atar.... Genç çocuk aynı gün
intihar eder. Japonya'lı psikologlar genç çocuğun gururu yüzünden
intihar ettiğini söyleseler de düşünür bunu kabul etmez.
Düşünüre göre ; ne zamanki genç çocuk babasının kendisine olan
sevgisinin çalışkanlığıyla bağlantılı olduğunu ve
çalışkanlığı bittiği zaman sevginin de bittiğini fark etti,
işte o zaman intihar etti. Düşünür bu sevgiyi çok tehlikeli
bulmakta ve bunu asla tasvip etmemekte.
İkincisi;
ÇÜNKÜ SEVGİSİ ;
Seni seviyorum, çünkü güzelsin, çünkü beni seviyorsun, çünkü
iyisin, çünkü, çünkü, çünkü,... Bu sevgi karşılıklıdır
der düşünür. Düşünür bu sevgi türüne yine Japonya'da vuku
bulmuş bir hadiseyi örnek verir. Japonya'da dünyalar güzeli genç
bir kız çalıştığı işyerinde bir kazan patlar. Kazada genç
kızın vücudu yanar. Genç kızın annesi, babası ve nişanlısı
sadece ilk gün hastaneye giderler. Kızın nişanlısı bir hafta
sonra nişan yüzüğünü atar. Artık bir hastane odasında yapa
yalnız kalmıştır. Buna çok üzülen genç kız bir ay sonra
ölür. Doktorları genç kızın ölecek kadar ağır hasta
olmadığını söyler. Düşünür ise genç kız ne zamanki kendisine
olan sevginin güzelliğine endeksli olduğunu ve bu güzelliğin
gidince sevginin bittiğini anladığında üzüntüsünden
öldüğünü söyler. Yani bir anlamda kahrından ölür...
Düşünür, bu sevginin her ne kadar EĞER sevgisine benzese de
aslında daha tehlikeli olduğunu söyler.
Üçüncüsü ise;
HER ŞEYE RAĞMEN SEVGİSİ...
Seni hırsızlığına rağmen seviyorum. Kötü geçmişine, BENİ
SEVMEMENE, çirkinliğine, yalan söylemene, katilliğine, HERŞEYİNE
RAĞMEN SENİ SEVİYORUUUUUUM... İŞTE... GERÇEK AŞK, İŞTE...
GERÇEK SEVGİ BU.... Düşünür buna örnek olarak da, hemen hemen
hepimizin bildiği eski bir masal güzelini anlatır. güzelliği ve
aşkıyla bir tarih, günümüze kadar gelen ve filmlere konu olan
SİNDRELLA...Sindrella, güzeller güzeli olmasına rağmen
kamburluğuna, kısa boyluluğuna, fakirliğine, çirkinliğine,
gözlerinin şaşı olmasına RAĞMEN SEVER... Düşünür, "İŞTE
SEVGİ BUDUR" der. Düşünüre göre günümüz dünyasındaki
insanların en az gıda kadar ihtiyacı olan SEVGİ bu. Bu sevgi olsa
boşanmalar az olacak. İnsanlar daha az problem yaşayacak.
İşin tek kötü tarafı bu sevgiye verebildiği tek örnek bir masal
kahramanı olan "Sindirella".
Seni Her Şeye Rağmen Seviyorum.. Eger - Çünkü - Rağmen