PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ömrümüz Kelebek Misali



Simsiyah
28-11-06, 09:27
Onu sevdiğini söylemek için yalnızca bir saatin kalsaydı…

"Benimki kanar, senin tırnağına çöp batsa…" Bu sözü kim söylemiş, ne zaman ve ne için söylemiş bilmem; ama kim söylemişse gidip alnından öpmek isterim. "Zaten senin dışında kimsenin de bu kadar kafa yorduğu yok." demek isterim.

Hepinize gönülden selamlar bu arada. Farklı bir giriş yaptım ama kalbimden ilk geçen düşünceyle başlamak istedim. "Anlamsız savaşlar yüzünden sönen hayatlar için bizlerin birey olarak yapabileceği bir şey yok mu?" diye sesli düşünmek istedim. Evet başımda bombayla uyanmadığım için şükür de ettim, ama birileri ölüm korkusuyla gözünü bile kırpamazken, "Dün gece sıcaktan uyuyamadım." diye şikayet ettiğim için kendimden nefret ettim.

"Nerelerdesin?" diye soran maillerinize bile yetişemedim. Sizleri monoloğa sürüklediğim için özür dilerim. Amma velakin "Bedenim burada ama ruhum nerede bilmiyorum." diyerek kafanızda daha çok soru yaratmak istemedim.

Kitap 3. baskıya erişti. Ne mutlu değil mi? Ama inanın gerçek manada mutlanamıyorum. "Satışlar nasıl gidiyor?" diye soranlara "3. baskıya girmiş." diyorum da, karşımda durup beni tebrik edenler kadar kendimi kutlayamıyorum. Velhasıl ben dünyanın 3. büyük savaşa gireceği endişesiyle şu sıralar umutlarımı pek yeşertemiyorum.

Kendi umutlarımı yeşertemiyorum ama size diyeceğim bir şeyler var yine de. Bir saniye olsun düşünün. Kırık kaç kalp bıraktınız geride? Allah korusun ama, tıpkı şu an Kana'da olduğu gibi burada da anons edilseydi "Şehri terk etmeniz için yalnızca bir saatiniz var." diye; ilk anda kimleri aramak isterdiniz? Hangi pişmanlıklar ağır gelirdi kaçarken? Kime "Seni çok sevdim." ya da "Seni kırdım. Beni affetmeni istiyorum." derdiniz?

Zihninizde isimler sıralanmaya başladı değil mi? Öyleyse düşünmeye, beklemeye değer mi? Nasılsa ömrümüz kelebek misali…



Yasemin Özçelik