Mushaf
07-10-07, 20:04
BÜYÜKLERDEN LATİFELER
Bir adam İmam-ı Azam rh.a.’e gelerek:
- Elbisemi çıkarıp gusletmek için nehre girdiğimde kıbleye mi yöneleyim yoksa başka yere mi? diye sordu. İmam-ı Azam:
- En iyisi çalınmaması için elbisenin olduğu yere yönelmen, dedi.
***
Birisi İmam Şa’bî rh.a.’e:
- İhramlıyken kişi bedenini kaşıyabilir mi? diye sordu. Evet, cevabını alınca;
- Peki ne kadar? dedi. İmam Şa’bî bu anlamsız soruya aynı tarzda cevap verdi:
- Kemikleri gözükene kadar!
***
Bir adam İmam Şa’bî’ye:
- İblis’in karısının adı nedir? diye sordu. Şa’bi: cevap verdi:
- Düğünlerinde ben yoktum!
YANLIŞ GELEN TELGRAF
Süleyman Nazif Bağdat Valisi’dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa’dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:
-Acayip, böyle emir olur mu?
Telgrafta şu cümleler yazılıdır: “Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki...”
Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:
-Götür bunu hemen Paşa’ya tellesinler.
Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır:
“Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma’ruzdur...”
sensiz,kaldırımlara nice güzel can düştü
yarılan göğüsümüzden umutlar bican düştü
Yağmur,kaybettik bütün hazinesini ceddin
en son,avucumuzdan inci ve mercan düştü
N.genç
Bir adam İmam-ı Azam rh.a.’e gelerek:
- Elbisemi çıkarıp gusletmek için nehre girdiğimde kıbleye mi yöneleyim yoksa başka yere mi? diye sordu. İmam-ı Azam:
- En iyisi çalınmaması için elbisenin olduğu yere yönelmen, dedi.
***
Birisi İmam Şa’bî rh.a.’e:
- İhramlıyken kişi bedenini kaşıyabilir mi? diye sordu. Evet, cevabını alınca;
- Peki ne kadar? dedi. İmam Şa’bî bu anlamsız soruya aynı tarzda cevap verdi:
- Kemikleri gözükene kadar!
***
Bir adam İmam Şa’bî’ye:
- İblis’in karısının adı nedir? diye sordu. Şa’bi: cevap verdi:
- Düğünlerinde ben yoktum!
YANLIŞ GELEN TELGRAF
Süleyman Nazif Bağdat Valisi’dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa’dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:
-Acayip, böyle emir olur mu?
Telgrafta şu cümleler yazılıdır: “Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki...”
Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:
-Götür bunu hemen Paşa’ya tellesinler.
Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır:
“Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma’ruzdur...”
sensiz,kaldırımlara nice güzel can düştü
yarılan göğüsümüzden umutlar bican düştü
Yağmur,kaybettik bütün hazinesini ceddin
en son,avucumuzdan inci ve mercan düştü
N.genç