Simsiyah
17-11-06, 11:59
Neyi istemezler ki? "İstemek" fiili kadınlar için yaratılmıştır adeta!
Erkeklerin daha düne kadar; "kadınları anlayamıyorum çok karmaşıklar"
demesini alaya alır, "ne var anlayamayacak yahu?" derdim hep kendime.
Ama haklılarmış, bence de karmaşıklar...
Kadınlar her daim bir şeyler ister. Mesela mı?
Mutlak iktidar ister.
Aşk ister, para ister, mutluluk ister, listede hep bir numara olmak,
yaşlanmamak, ilgi çekmek, patron olmak ve öyle kalmak ister...
En güzel, en havalı olmak ister, anlaşılmak, sevilmek ister... Güzel
giyinmek, güzel kokmak, sürüp sürüştürmek ister...
İlle de gezmek ister.
*** Tüm seyyahlar neden erkektir bilinmez, kendilerinden daha yavuz
olan karılarından, dırdırdan kaçmak için yeterince cevval
olduklarından sanırım, öyle keşfetme merakı falan bahane.
Pek çoğu istemekle ömrünü geçirir, bazısı da söke söke alır! Allah bu
tarz kadınlarla olan erkeklere sabır ve uzun ömür nasip etsin! Amin!
Kimi sakin; munis, kimi dalgalı deniz... Kiminin yanında huzur
bulursunuz, kiminin yanında canınızdan olursunuz!..
Kadınlar sınıf sınıftır;
Genç kız kıvamında çıtırlar: *** Çoğu saftır, kolay kanarlar, 30'u
geçince zaten o yüzden evlenmeye yanaşmazlar!
Orta yaş kıvamında kıtırlar: *** Keşifleri ortalanmıştır, gayet rahat
ve kendini bilen kişiler olurlar, hayatınıza renk katarlar.
Orta yaş üzeri katır kuturlar: *** Çetin ceviz olurlar, hayatın ateşi
kavurmuştur, kolay lokma sanmayın dişinizi kırarlar!
Anlayışlı, verici kadınlar: *** Pek çoğunun kadri kıymeti bilinmez,
zamanla cadılaşırlar.
Kıskanç kadınlar: *** En sevmediğim sınıftır, çekilmez olurlar.
Boğucu, çok ilgili kadınlar: *** Türü tükenmiştir aramayın.
Hep alan kadınlar: *** Sizin gözünüzde hepimiz birdir, ayrıma ne hacet var.
Çıtır kıvamı koyulaştıkça anlaşılması güçleşir bu yaratıkların.
Çetrefil bir hal alır. Özgüven denen nesneyi tüm varlıkları ile nüfus
etmeye başlamalarından mıdır nedir, istekleri, talepleri daha da
artar!..
Çıtırlar özgürlük ister. Şöyle saate bağlı kalmaksızın gezmek
eğlenmek, flört etmek, dekolte giyinmek, yakışmadığı halde küçük bir
kadın gibi saç boyamak, makyaj yapmak ister...
Hem kariyer yapsın, hem anne olsun, hem de bakımlı güzel olsun
isterler. Sonuç; hiçbirine tam yetişememekten gerilir, adeta Ajda
Pekkan gibi aranızda dolaşırlar. Gerginlikten çoğunun yüzünde gülümse
durmaz, kayar gider!.. (Şaka!)
Yeni evli kadın özgürlüğünü geri ister. Zira; karışanı görüşeni
azalacağına artmıştır. Hiç de hazır olmadığı halde birilerinin gelini
olmuş, yapması gereken bir sürü eylem onu beklemektedir. Tüm bunlardan
muaf tutulmak, hayatının ilk aylarında eşini yakından tanımak ister.
Rahatlık ister... Bazısı söke söke alır rahatlığını, kocasına;
"bekarlık sultanlıkmış" dedirtmek ister!..
Anne olan kadın; söz hakkı ister. Tüm aileye, bazen eşine karşı,
çocuğunu bildiği gibi yetiştirebilmek ister... Anneliğin ilerlemesi
durumunda ikinci çocuk diye tutturanlara "buyurun siz doğurun" demek
ister...
Çalışan kadın her şeye yetişebilmek için klonlanmak ister...
Evde olan kadın için klonlanmak bir gerekliliktir. Nefes almak için
vakit, nakit ve de fırsat ister...
"Dırdır etmek" olsa da adı; evde, hayatta görevleri adilce paylaşmak
ister. Çamaşır makinesinin açma kapama düğmesinin yerini ve uzay
teknolojisi olmadığını, yapılabilirliğini kanıtlamak, öğretmek
ister...
Ütünün erkeklerin kafasını değil, çamaşırları ütülemek için
kullanıldığını, çok faydalı bir alet olduğunu anlatmak ister...
Israrla yerinden kaldırılmayan her eşyayı camdan aşağı grekoromen
stilde bırakmak ve dağınıklıktan sonsuza kadar kurtulmak ister...
Eksilen, bozulan, kırılan her eşyayı yerine koyabilmek, hayatı
kolaylaştırmak adına; alışveriş denen eğlenceden mahrum kalmamak
ister...
Erkek denen varlığa neden aşık olduğunun üniversitelerde tez konusu
olmasını ve aşık olduğu erkeğin şimdi nerede ikamet ettiğini öğrenmek
ister...
Bazısı kocası sadece dinlesin, hiç yorum yapmasın, rap rap uygun adım
yaşasın ister...
Bazısı rap rap yürütmekten bunalır, kurtuluş yolunu bulmak ister...
Konuşmak, konuşmak, konuşmak ister...
Kadınlar yumuşak kalplidir aslında. Sadece kabul görmek ister. Kurtlar
sofrasına dönmüş iş hayatında bir rol ister, verilen görevi hakkıyla
yerine getirip karşılığını ister.
Yaşı ilerleyen erkek evlat sahibi anneler; önce oğlunu askere yollamak
ister. Evladını paylaşamaz ama ille de baş göz etmek, mürüvvet görmek
ister...
Sonra ne mi olur? Baş göz etme eylemi başarıyla sonuçlanır. Bu sefer
de; "şöyle gelinim yapsın ben artık dinleneyim" diyebilmek ister. Ama
yok, zamane kızları açıkgözdür rahat vermezler. "Oğluma keşke daha
münasip bir kız alsaydım" demek ister...
Her kadın aslında geleceğin kayınvalidesidir. Kendi az ya da çok ne
yaşadıysa kendi kayınvalidesiyle; kolay mı? Acısını gelinden ya da
damattan çıkarmak ister. Sonra da "nedir bu tez canlılık evladım,
bizler neler yaşadık da ses çıkarmadık" demek ister.
Ne de olsa kadındır! Aslında kayınvalideler sadece TOP10'da ilk sırada
olmak ister...
*** İktidar çatışması sırasında olan erkeklere olur, bence en zoru
arada kalmaktır. Çapraz ateşte aslında en çok erkekler vurulur.
Bazı kadınlar; hep başkaları için bir şeyler ister. Çevresi mutlu
olsun, yeni bir şeyi evlatları giysin, eşi temiz gezsin, çocuğu akıllı
ve çalışkan olsun, evi tertemiz koksun ister. Bu uğurda ister istemez
canı çıkana kadar fedakarlık yapar. Ve içindeki bardak dolup taşınca
yaptığı fedakarlıkların karşılığını ister. Harcadığı zamanı daha
akıllıca kullanmak; yeniden yaşayabilmek için hayatını geri almak
ister.
Şaka bir yana;
Elleri yıpranır kadınların ama daha çok yürekleri yıpranır! Yaş
aldıkça can yakmaktan çok, hayata tutunmak isterler aslında! Çocukları
ile daha çok zaman geçirmek, kaybedilen zamanı geri kazanmak isterler.
Ama onlar gerek işlerinden, gerekse hayatlarına dahil olan insanlardan
dolayı gereken zamanı ayıramaz bir türlü anılarına...
Kadınlar gerçekten çiçek gibidir...
Kimi kaynana dili batıcı, kimi kaktüs gibi dayanıklı, kimi papatya
gibi zarif ve masum, kimi gül kadar iddialı ve kalıcı, kimi sarmaşık
gibi sırnaşık, kimi arapsaçı gibi karmaşık... Bu liste uzar gider...
Kadınlar çiçektir! Dikilecek bir avuç toprak, yeşerecek bir yürek ve
sevmek isterler... Sevilmek daha sonra gelir. Sevebilmek onu ayakta
tutar...
Erkekler ne derse desin, kadınlar yaşamı keşfetmek, bu keşifte
mutluluk denen şeyi kovalamak ve paylaşabilmek ister...
Her kadının içinde bir melek, bir de şeytan gizlidir. Hayatınızı,
hayatınızdaki kadın; yani ya meleğiniz ya şeytanınız yönetir!
Not: Yıldızla yapılan açıklamalar (***) erkek okurlarımın konuyu rahat
kavramaları için sunulan bir nevi rehberlik hizmetidir! Bayanlar
dikkate almasınlar.
Hayatını kararttığımız tüm erkeklere ithafen yazılmıştır. El-Fatiha!..
Erkeklerin daha düne kadar; "kadınları anlayamıyorum çok karmaşıklar"
demesini alaya alır, "ne var anlayamayacak yahu?" derdim hep kendime.
Ama haklılarmış, bence de karmaşıklar...
Kadınlar her daim bir şeyler ister. Mesela mı?
Mutlak iktidar ister.
Aşk ister, para ister, mutluluk ister, listede hep bir numara olmak,
yaşlanmamak, ilgi çekmek, patron olmak ve öyle kalmak ister...
En güzel, en havalı olmak ister, anlaşılmak, sevilmek ister... Güzel
giyinmek, güzel kokmak, sürüp sürüştürmek ister...
İlle de gezmek ister.
*** Tüm seyyahlar neden erkektir bilinmez, kendilerinden daha yavuz
olan karılarından, dırdırdan kaçmak için yeterince cevval
olduklarından sanırım, öyle keşfetme merakı falan bahane.
Pek çoğu istemekle ömrünü geçirir, bazısı da söke söke alır! Allah bu
tarz kadınlarla olan erkeklere sabır ve uzun ömür nasip etsin! Amin!
Kimi sakin; munis, kimi dalgalı deniz... Kiminin yanında huzur
bulursunuz, kiminin yanında canınızdan olursunuz!..
Kadınlar sınıf sınıftır;
Genç kız kıvamında çıtırlar: *** Çoğu saftır, kolay kanarlar, 30'u
geçince zaten o yüzden evlenmeye yanaşmazlar!
Orta yaş kıvamında kıtırlar: *** Keşifleri ortalanmıştır, gayet rahat
ve kendini bilen kişiler olurlar, hayatınıza renk katarlar.
Orta yaş üzeri katır kuturlar: *** Çetin ceviz olurlar, hayatın ateşi
kavurmuştur, kolay lokma sanmayın dişinizi kırarlar!
Anlayışlı, verici kadınlar: *** Pek çoğunun kadri kıymeti bilinmez,
zamanla cadılaşırlar.
Kıskanç kadınlar: *** En sevmediğim sınıftır, çekilmez olurlar.
Boğucu, çok ilgili kadınlar: *** Türü tükenmiştir aramayın.
Hep alan kadınlar: *** Sizin gözünüzde hepimiz birdir, ayrıma ne hacet var.
Çıtır kıvamı koyulaştıkça anlaşılması güçleşir bu yaratıkların.
Çetrefil bir hal alır. Özgüven denen nesneyi tüm varlıkları ile nüfus
etmeye başlamalarından mıdır nedir, istekleri, talepleri daha da
artar!..
Çıtırlar özgürlük ister. Şöyle saate bağlı kalmaksızın gezmek
eğlenmek, flört etmek, dekolte giyinmek, yakışmadığı halde küçük bir
kadın gibi saç boyamak, makyaj yapmak ister...
Hem kariyer yapsın, hem anne olsun, hem de bakımlı güzel olsun
isterler. Sonuç; hiçbirine tam yetişememekten gerilir, adeta Ajda
Pekkan gibi aranızda dolaşırlar. Gerginlikten çoğunun yüzünde gülümse
durmaz, kayar gider!.. (Şaka!)
Yeni evli kadın özgürlüğünü geri ister. Zira; karışanı görüşeni
azalacağına artmıştır. Hiç de hazır olmadığı halde birilerinin gelini
olmuş, yapması gereken bir sürü eylem onu beklemektedir. Tüm bunlardan
muaf tutulmak, hayatının ilk aylarında eşini yakından tanımak ister.
Rahatlık ister... Bazısı söke söke alır rahatlığını, kocasına;
"bekarlık sultanlıkmış" dedirtmek ister!..
Anne olan kadın; söz hakkı ister. Tüm aileye, bazen eşine karşı,
çocuğunu bildiği gibi yetiştirebilmek ister... Anneliğin ilerlemesi
durumunda ikinci çocuk diye tutturanlara "buyurun siz doğurun" demek
ister...
Çalışan kadın her şeye yetişebilmek için klonlanmak ister...
Evde olan kadın için klonlanmak bir gerekliliktir. Nefes almak için
vakit, nakit ve de fırsat ister...
"Dırdır etmek" olsa da adı; evde, hayatta görevleri adilce paylaşmak
ister. Çamaşır makinesinin açma kapama düğmesinin yerini ve uzay
teknolojisi olmadığını, yapılabilirliğini kanıtlamak, öğretmek
ister...
Ütünün erkeklerin kafasını değil, çamaşırları ütülemek için
kullanıldığını, çok faydalı bir alet olduğunu anlatmak ister...
Israrla yerinden kaldırılmayan her eşyayı camdan aşağı grekoromen
stilde bırakmak ve dağınıklıktan sonsuza kadar kurtulmak ister...
Eksilen, bozulan, kırılan her eşyayı yerine koyabilmek, hayatı
kolaylaştırmak adına; alışveriş denen eğlenceden mahrum kalmamak
ister...
Erkek denen varlığa neden aşık olduğunun üniversitelerde tez konusu
olmasını ve aşık olduğu erkeğin şimdi nerede ikamet ettiğini öğrenmek
ister...
Bazısı kocası sadece dinlesin, hiç yorum yapmasın, rap rap uygun adım
yaşasın ister...
Bazısı rap rap yürütmekten bunalır, kurtuluş yolunu bulmak ister...
Konuşmak, konuşmak, konuşmak ister...
Kadınlar yumuşak kalplidir aslında. Sadece kabul görmek ister. Kurtlar
sofrasına dönmüş iş hayatında bir rol ister, verilen görevi hakkıyla
yerine getirip karşılığını ister.
Yaşı ilerleyen erkek evlat sahibi anneler; önce oğlunu askere yollamak
ister. Evladını paylaşamaz ama ille de baş göz etmek, mürüvvet görmek
ister...
Sonra ne mi olur? Baş göz etme eylemi başarıyla sonuçlanır. Bu sefer
de; "şöyle gelinim yapsın ben artık dinleneyim" diyebilmek ister. Ama
yok, zamane kızları açıkgözdür rahat vermezler. "Oğluma keşke daha
münasip bir kız alsaydım" demek ister...
Her kadın aslında geleceğin kayınvalidesidir. Kendi az ya da çok ne
yaşadıysa kendi kayınvalidesiyle; kolay mı? Acısını gelinden ya da
damattan çıkarmak ister. Sonra da "nedir bu tez canlılık evladım,
bizler neler yaşadık da ses çıkarmadık" demek ister.
Ne de olsa kadındır! Aslında kayınvalideler sadece TOP10'da ilk sırada
olmak ister...
*** İktidar çatışması sırasında olan erkeklere olur, bence en zoru
arada kalmaktır. Çapraz ateşte aslında en çok erkekler vurulur.
Bazı kadınlar; hep başkaları için bir şeyler ister. Çevresi mutlu
olsun, yeni bir şeyi evlatları giysin, eşi temiz gezsin, çocuğu akıllı
ve çalışkan olsun, evi tertemiz koksun ister. Bu uğurda ister istemez
canı çıkana kadar fedakarlık yapar. Ve içindeki bardak dolup taşınca
yaptığı fedakarlıkların karşılığını ister. Harcadığı zamanı daha
akıllıca kullanmak; yeniden yaşayabilmek için hayatını geri almak
ister.
Şaka bir yana;
Elleri yıpranır kadınların ama daha çok yürekleri yıpranır! Yaş
aldıkça can yakmaktan çok, hayata tutunmak isterler aslında! Çocukları
ile daha çok zaman geçirmek, kaybedilen zamanı geri kazanmak isterler.
Ama onlar gerek işlerinden, gerekse hayatlarına dahil olan insanlardan
dolayı gereken zamanı ayıramaz bir türlü anılarına...
Kadınlar gerçekten çiçek gibidir...
Kimi kaynana dili batıcı, kimi kaktüs gibi dayanıklı, kimi papatya
gibi zarif ve masum, kimi gül kadar iddialı ve kalıcı, kimi sarmaşık
gibi sırnaşık, kimi arapsaçı gibi karmaşık... Bu liste uzar gider...
Kadınlar çiçektir! Dikilecek bir avuç toprak, yeşerecek bir yürek ve
sevmek isterler... Sevilmek daha sonra gelir. Sevebilmek onu ayakta
tutar...
Erkekler ne derse desin, kadınlar yaşamı keşfetmek, bu keşifte
mutluluk denen şeyi kovalamak ve paylaşabilmek ister...
Her kadının içinde bir melek, bir de şeytan gizlidir. Hayatınızı,
hayatınızdaki kadın; yani ya meleğiniz ya şeytanınız yönetir!
Not: Yıldızla yapılan açıklamalar (***) erkek okurlarımın konuyu rahat
kavramaları için sunulan bir nevi rehberlik hizmetidir! Bayanlar
dikkate almasınlar.
Hayatını kararttığımız tüm erkeklere ithafen yazılmıştır. El-Fatiha!..