SuLTaN
16-11-06, 04:47
Daima düşünceli idi.
Susması konuşmasından uzun sürerdi; lüzumsuz yere
konuşmaz konuştu unda ne fazla, ne de eksik söz
kullanırdı.
Dünya isleri için kızmazdı. Kendi şahsi için asla
öfkelenmez ve öç almazdı.
Kötü söz söylemezdi.
Affedicili i tabii idi. İntikam almazdı. Düşmanlarını
sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve de er de
verirdi.
Kendisini üç şeyden alıkoymuştu; Kimseyle çekişmezdi,
çok konuşmazdı, faydasız bos şeylerle u raşmazdı.
Umanı, umutsuzlu a düşürmezdi; hoşlanmadı ı bir şey
hakkında susardı.
Hiç kimseyi ne yüzüne karsı, ne de arkasından kınamaz,
ayıplamazdı, kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye
hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi
dikkatli dinlerdi.
Bir toplulukta bulundu u zaman bir şeye gülerlerse O
da güler, bir şeye hayret ederlerse O da onlara uyarak
hayret ederdi.
Gerçe e aykırı övmeyi kabul etmezdi.
Her zaman a ırbaşlıydı. Konuşurken çevresindekileri
adeta kuşatırdı.
Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve
berraktı. Yürürken beraberindekilerin gerisinde
yürürdü, ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki
yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir
yerden iner gibi öne do ru e ilir vakar ve sükunetle
rahatça yürürdü.
Kapısına yardim için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
Bir gün kendisinden yasça küçük bir dostunun
omuzlarından tutarak söyle demişti "Sen dünyada garip
bir kimse yahut bir yolcu gibi yasa!"
Her zaman hüzünlü ve mütebbessim bir haletle dururdu,
yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık olurdu.
Adet üzere sarf edilen hiçbir kötü söz a zına almadı.
Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, ba ırmazdı.
Fakirlerle birlikte yerdi, öyle ki onlardan ayırt
edilmezdi.
Önüne ne konulursa yerdi. Sade kıyafetler giyer,
gösterişten hoşlanmazdı.
Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulundu u
mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
Sabahları evinden çıkarken söyle söylerdi: "İlahi
do ru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve
kandırılmaktan, haksizlik etmekten ve haksızlı a maruz
kalmaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlı a
u ramaktan sana sı ınırım."
Sıradan de ildi; Sıradan insanlar gibi yasadı.
İSTE O, PEYGAMBER EFENDİMİZ
SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM İDİ.
Susması konuşmasından uzun sürerdi; lüzumsuz yere
konuşmaz konuştu unda ne fazla, ne de eksik söz
kullanırdı.
Dünya isleri için kızmazdı. Kendi şahsi için asla
öfkelenmez ve öç almazdı.
Kötü söz söylemezdi.
Affedicili i tabii idi. İntikam almazdı. Düşmanlarını
sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve de er de
verirdi.
Kendisini üç şeyden alıkoymuştu; Kimseyle çekişmezdi,
çok konuşmazdı, faydasız bos şeylerle u raşmazdı.
Umanı, umutsuzlu a düşürmezdi; hoşlanmadı ı bir şey
hakkında susardı.
Hiç kimseyi ne yüzüne karsı, ne de arkasından kınamaz,
ayıplamazdı, kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye
hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi
dikkatli dinlerdi.
Bir toplulukta bulundu u zaman bir şeye gülerlerse O
da güler, bir şeye hayret ederlerse O da onlara uyarak
hayret ederdi.
Gerçe e aykırı övmeyi kabul etmezdi.
Her zaman a ırbaşlıydı. Konuşurken çevresindekileri
adeta kuşatırdı.
Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve
berraktı. Yürürken beraberindekilerin gerisinde
yürürdü, ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki
yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir
yerden iner gibi öne do ru e ilir vakar ve sükunetle
rahatça yürürdü.
Kapısına yardim için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
Bir gün kendisinden yasça küçük bir dostunun
omuzlarından tutarak söyle demişti "Sen dünyada garip
bir kimse yahut bir yolcu gibi yasa!"
Her zaman hüzünlü ve mütebbessim bir haletle dururdu,
yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık olurdu.
Adet üzere sarf edilen hiçbir kötü söz a zına almadı.
Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, ba ırmazdı.
Fakirlerle birlikte yerdi, öyle ki onlardan ayırt
edilmezdi.
Önüne ne konulursa yerdi. Sade kıyafetler giyer,
gösterişten hoşlanmazdı.
Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulundu u
mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
Sabahları evinden çıkarken söyle söylerdi: "İlahi
do ru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve
kandırılmaktan, haksizlik etmekten ve haksızlı a maruz
kalmaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlı a
u ramaktan sana sı ınırım."
Sıradan de ildi; Sıradan insanlar gibi yasadı.
İSTE O, PEYGAMBER EFENDİMİZ
SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM İDİ.