kristalin
04-11-06, 01:08
HANGI GECE SIYIRIR ÖRTÜSÜNÜ ÜZERINDEN?
Onlarca Sehirde yüzlerce insan binlerce kez uyuyordur simdi.Gece nazil olunca
yukaridan milyon yillik aliskanlik la uykuya yazar insan.Sonra hayatin gercegine
uyarlandiginda egrelti gibi duran cokca anlamsiz ve bazen de icinde
gelecekten izler barindiran rüyalara yazar insan.Ara ara ucucu bir
tedirginlikle uyanir sonra hortumlar esliginde tekrar o yari ölüm haline yazar.
Gündüz calisma yeri dinlenme arefesidir onlar icin;gece dinlenme yeri calisma
arefesi.Önce ben varim gecenin sessizliginde, yalnizliginda, verdigi ürürküde,
yasattigi tedirginlikte, gözlerinden göz bebegi silinen insanlarin
gecenin üstüne basina bulastirdigi yorgunluklarda, hüznünü, acisini, ayriliklarini katlayarak geceye tasiyan insanlarin diri ve duru yaslarla kivrilmalarinda, berlirsizliklerinde de...önce ben varim.Sonra sen olmalisin ya da sizler olmalisiniz.
Her gece ve bu gece insanlarin uykuya yazdiklari saattlerde ben ölüme
yaziyorum.Sizler rüyalara yazarken ben düslere yaziyorum zamani.Her sey geliyor yamacima kimi kaliyor, gidiyor kimi de.Bu saatte nöbet tutuyorum
düsüncelerle.Düsünce nöbetlerinin en cesur, en kacmaz, en kararli ve en israrci bekcisi oluyorum.Biliyorum ben kollamazsam araklaniyor, eksiliyor, siniyor, siziyor,sizliyor etinin her yerinden düsünceler.
Sehir bu.Hepten uyku halini kaldiramaz bünyesi.Yari uyku yari
uyaniklik halidir gecenin seyir defterine düsülen notta tarifi.Kimi yatakla yorgan
arasinda bekler sabahi kimi cay ile kitap arasinda.Kimi iki sokak arasin da beklerken iki yüz arasinda bekler kimi.En beklenilesi aradir yeryüzü ve gökyüzü arasi.Ne örtüsü kaldirilacak yataklar ne giyilecek pijamalar ne fircalanacak disler ne bir kenara birakilmasi gerekli düsünceler planlar, projeler ne üsümeler ve ne de terlemeler uyku hallerinde.
Sehir bu;sehrin en gece vakti.Kedi köpek sesi dagitir sessizligi yada iclerden
icli bir bebek sesi.Ucak, siren ya da denizin sesi.Belki bir firtina belki bir gök
gürlemesi .Önce dagilir sessizlik sonra tüm dagilanlar gibi toplanir.Bu sessizlik sizin baylar, bayanlar, yekpare insanlar.Gün kararmadan yarattiginiz, büyüttügünüz ve cogalttiginiz olagan üstü gürültüye yetisemeyen ayrintilardan bize ve geceye kalan olagan disi bir sessizlik.
Gece bu;günün en ciplak ani.Sana verdiklerimi, senden beklediklerimi, bana veremediklerini, benden istediklerini, paylasimlardan bende kalanlari, aramizda
duranlari, ayni yörüngede ve ayni düzlemde hareket ederken ayaklarimiz benim tökezlemelerimi, sana yetisemeyislerimi ve senin beklemeyislerini en yalin ve en anlasilir haliyle yigiyor bilincime.
Bu sessizlikte sesime ses mi ariyorum? Hayir.yalnizligima es mi
ariyorum? Hayir.telefonlara sarilip aklimda yarim yamalak kalan numaralardan sana ulasmaya mi calisiyorum? Hayir.
Iki haftada eski olan adresine gönderilecek sayfa numarasiz, kelimesiz, cümlesiz hissiz, hareketsiz ve gücsüz mektuplarmi yaziyorum? Hayir.
Peki siz tüm bu yazdiklarima inandinizmi? Hayir.
Hanginiz sessizligi beklerken gün boyu gecenin en sessiz anlarinda tanidik ve sifatsiz bir ses cagirmadi ki kulagina.Ya da kim yalniz olma halinin
zorunluluk haricinde yasandiginda sikici, bogucu, hiclestirici, yanlarini kavrayip bir görüntü, belirti beklemedi ki gözüne.Hepimizin yarim yamalak telefon numaralari ve eskilesen;gönderdigimiz mektuplari tekrar posta kutumuza düsüren adresleri olmustur muhakkak.
Insafsiz oluyor düsünceler bu saatte.Aman vermiyor ihtimal birakmiyor.Düsler anlamsiz kurgular anlasilmaz oluyor.Sorular cevapsiz kaliyor, beklentiler
karsiliksiz.Gün boyu sensiz olan bu senle oluyorum bu saattlerde, sen oluyorum.Niye sen olmuyorsun sabahlarimda, öglenlerimde? Taninmayan bilinmeyen, istenmeyen ve hissedilmeyen yüzler gelip gecer de gözlerimden sen gecmezsin.
Istemediklerimizi vermekte sinirsiz bir cömertlik sergileyen el neden
beklentileri karsilamakta bu denli cimridir, kararsizdir, itaatsizdir.Simdi uykuya yazilan her insandan bir insansindir.Bense ölümü kollayan müntehirlerden bir müntehir.Belki caresizlik denizinde dibe vuran parcalardan bir parca.
Siz nasil uyursunuz? Yüzlerce insan binlercenizin geceye tasidigi kesif bir sessizligin kiskaclarinda kendisiyle, yalnizligiyla, aciziyetiyle, aldanmalariyla, aldatmalariyla, terkedilisleriyle yüzlesirken siz nasil uyursunuz?
Sizden beklenilenleri verememisken, sevgi sözcüklerinize kulakkabartan insanlara yüz cevirmisken, bir dolu söz vermis ve tutmamisken,``arayacagim``deyip aramamisken, ``gelecegim``deyip gitmemisken, ``aglama her sey yoluna girecek``deyip hicbir
seyi yoluna sokamamisken, sevdiginizin basini oksayacakmis gibi olup
aniden elinizi cekmisken ve yasam ölümle kaimken siz nasil uyursunuz kaygisizca? uyurmusunuz?
Sensizlik sessizligi sinirsiz rakamlara katliyor.Insanlar gecelere sessizlik biriktirirken gecelerime sensizlik biriktiriyor.Ne suurlu ne suursuz bir hal
benimkisi.Ne gercege dirsek vuruyorum ne düslere.Gercekte olmayan seni düslerde bulmaya calismak...eksik, mutsuz, caresiz, umutsuz ve yorgun bir insan kiliyor beni uzun mesafelerde unutmak daha
da zorlasiyor.Bir yüz bir ses bir korku bir kacis tutulmamis bir söz bir bekleyis bir gelmeyis bir tedirginlik.Her mesafede karsilanmasi muhtemel seyler.Karsilanmasi ve seni hatirlatmasi.
Belki en masrafsiz olani en cabuk ve en kolay olani tüm insalar gibi uykuya yazmaktir.Ve uzaklasmaktir tüm düsüncelerden.
Günün gecenin zamandan gelcek haneme düsen payin en dir en ölü en
verimli en tüketici aninda senin gibi kaygisizca yari ölüm haline yazilmaktir.
Bu dünya uyumak ve hic uyanmamaktir.
NoT;Sürc-i lisan eden , `R` özürlü bir dünyanin ortasinda
siginacagim tek yerdir ANNEM in gözleri.
Kocaman susmam gerekir simdi, kocaman.Gündüzlere inat
KOCAMAN.``Birakma ellerimi,
birakma yalniz BENi``
Onlarca Sehirde yüzlerce insan binlerce kez uyuyordur simdi.Gece nazil olunca
yukaridan milyon yillik aliskanlik la uykuya yazar insan.Sonra hayatin gercegine
uyarlandiginda egrelti gibi duran cokca anlamsiz ve bazen de icinde
gelecekten izler barindiran rüyalara yazar insan.Ara ara ucucu bir
tedirginlikle uyanir sonra hortumlar esliginde tekrar o yari ölüm haline yazar.
Gündüz calisma yeri dinlenme arefesidir onlar icin;gece dinlenme yeri calisma
arefesi.Önce ben varim gecenin sessizliginde, yalnizliginda, verdigi ürürküde,
yasattigi tedirginlikte, gözlerinden göz bebegi silinen insanlarin
gecenin üstüne basina bulastirdigi yorgunluklarda, hüznünü, acisini, ayriliklarini katlayarak geceye tasiyan insanlarin diri ve duru yaslarla kivrilmalarinda, berlirsizliklerinde de...önce ben varim.Sonra sen olmalisin ya da sizler olmalisiniz.
Her gece ve bu gece insanlarin uykuya yazdiklari saattlerde ben ölüme
yaziyorum.Sizler rüyalara yazarken ben düslere yaziyorum zamani.Her sey geliyor yamacima kimi kaliyor, gidiyor kimi de.Bu saatte nöbet tutuyorum
düsüncelerle.Düsünce nöbetlerinin en cesur, en kacmaz, en kararli ve en israrci bekcisi oluyorum.Biliyorum ben kollamazsam araklaniyor, eksiliyor, siniyor, siziyor,sizliyor etinin her yerinden düsünceler.
Sehir bu.Hepten uyku halini kaldiramaz bünyesi.Yari uyku yari
uyaniklik halidir gecenin seyir defterine düsülen notta tarifi.Kimi yatakla yorgan
arasinda bekler sabahi kimi cay ile kitap arasinda.Kimi iki sokak arasin da beklerken iki yüz arasinda bekler kimi.En beklenilesi aradir yeryüzü ve gökyüzü arasi.Ne örtüsü kaldirilacak yataklar ne giyilecek pijamalar ne fircalanacak disler ne bir kenara birakilmasi gerekli düsünceler planlar, projeler ne üsümeler ve ne de terlemeler uyku hallerinde.
Sehir bu;sehrin en gece vakti.Kedi köpek sesi dagitir sessizligi yada iclerden
icli bir bebek sesi.Ucak, siren ya da denizin sesi.Belki bir firtina belki bir gök
gürlemesi .Önce dagilir sessizlik sonra tüm dagilanlar gibi toplanir.Bu sessizlik sizin baylar, bayanlar, yekpare insanlar.Gün kararmadan yarattiginiz, büyüttügünüz ve cogalttiginiz olagan üstü gürültüye yetisemeyen ayrintilardan bize ve geceye kalan olagan disi bir sessizlik.
Gece bu;günün en ciplak ani.Sana verdiklerimi, senden beklediklerimi, bana veremediklerini, benden istediklerini, paylasimlardan bende kalanlari, aramizda
duranlari, ayni yörüngede ve ayni düzlemde hareket ederken ayaklarimiz benim tökezlemelerimi, sana yetisemeyislerimi ve senin beklemeyislerini en yalin ve en anlasilir haliyle yigiyor bilincime.
Bu sessizlikte sesime ses mi ariyorum? Hayir.yalnizligima es mi
ariyorum? Hayir.telefonlara sarilip aklimda yarim yamalak kalan numaralardan sana ulasmaya mi calisiyorum? Hayir.
Iki haftada eski olan adresine gönderilecek sayfa numarasiz, kelimesiz, cümlesiz hissiz, hareketsiz ve gücsüz mektuplarmi yaziyorum? Hayir.
Peki siz tüm bu yazdiklarima inandinizmi? Hayir.
Hanginiz sessizligi beklerken gün boyu gecenin en sessiz anlarinda tanidik ve sifatsiz bir ses cagirmadi ki kulagina.Ya da kim yalniz olma halinin
zorunluluk haricinde yasandiginda sikici, bogucu, hiclestirici, yanlarini kavrayip bir görüntü, belirti beklemedi ki gözüne.Hepimizin yarim yamalak telefon numaralari ve eskilesen;gönderdigimiz mektuplari tekrar posta kutumuza düsüren adresleri olmustur muhakkak.
Insafsiz oluyor düsünceler bu saatte.Aman vermiyor ihtimal birakmiyor.Düsler anlamsiz kurgular anlasilmaz oluyor.Sorular cevapsiz kaliyor, beklentiler
karsiliksiz.Gün boyu sensiz olan bu senle oluyorum bu saattlerde, sen oluyorum.Niye sen olmuyorsun sabahlarimda, öglenlerimde? Taninmayan bilinmeyen, istenmeyen ve hissedilmeyen yüzler gelip gecer de gözlerimden sen gecmezsin.
Istemediklerimizi vermekte sinirsiz bir cömertlik sergileyen el neden
beklentileri karsilamakta bu denli cimridir, kararsizdir, itaatsizdir.Simdi uykuya yazilan her insandan bir insansindir.Bense ölümü kollayan müntehirlerden bir müntehir.Belki caresizlik denizinde dibe vuran parcalardan bir parca.
Siz nasil uyursunuz? Yüzlerce insan binlercenizin geceye tasidigi kesif bir sessizligin kiskaclarinda kendisiyle, yalnizligiyla, aciziyetiyle, aldanmalariyla, aldatmalariyla, terkedilisleriyle yüzlesirken siz nasil uyursunuz?
Sizden beklenilenleri verememisken, sevgi sözcüklerinize kulakkabartan insanlara yüz cevirmisken, bir dolu söz vermis ve tutmamisken,``arayacagim``deyip aramamisken, ``gelecegim``deyip gitmemisken, ``aglama her sey yoluna girecek``deyip hicbir
seyi yoluna sokamamisken, sevdiginizin basini oksayacakmis gibi olup
aniden elinizi cekmisken ve yasam ölümle kaimken siz nasil uyursunuz kaygisizca? uyurmusunuz?
Sensizlik sessizligi sinirsiz rakamlara katliyor.Insanlar gecelere sessizlik biriktirirken gecelerime sensizlik biriktiriyor.Ne suurlu ne suursuz bir hal
benimkisi.Ne gercege dirsek vuruyorum ne düslere.Gercekte olmayan seni düslerde bulmaya calismak...eksik, mutsuz, caresiz, umutsuz ve yorgun bir insan kiliyor beni uzun mesafelerde unutmak daha
da zorlasiyor.Bir yüz bir ses bir korku bir kacis tutulmamis bir söz bir bekleyis bir gelmeyis bir tedirginlik.Her mesafede karsilanmasi muhtemel seyler.Karsilanmasi ve seni hatirlatmasi.
Belki en masrafsiz olani en cabuk ve en kolay olani tüm insalar gibi uykuya yazmaktir.Ve uzaklasmaktir tüm düsüncelerden.
Günün gecenin zamandan gelcek haneme düsen payin en dir en ölü en
verimli en tüketici aninda senin gibi kaygisizca yari ölüm haline yazilmaktir.
Bu dünya uyumak ve hic uyanmamaktir.
NoT;Sürc-i lisan eden , `R` özürlü bir dünyanin ortasinda
siginacagim tek yerdir ANNEM in gözleri.
Kocaman susmam gerekir simdi, kocaman.Gündüzlere inat
KOCAMAN.``Birakma ellerimi,
birakma yalniz BENi``